Mostly türkçesi Mostly nedir

Mostly ile ilgili cümleler

English: Coal consists mostly of carbon.
Turkish: Kömür çoğunlukla karbondan oluşur.

English: A motel is like a hotel only much smaller and is used mostly by people traveling by automobile.
Turkish: Bir motel, otel gibidir, yalnızca daha küçüktür ve çoğunlukla arabayla seyahat eden kişiler tarafından kullanılır.

English: Bricks consist mostly of clay.
Turkish: Tuğlalar çoğunlukla kilden oluşur.

English: Ali was mostly right.
Turkish: Ali çoğunlukla haklıydı.

English: Ali eats mostly fruits and vegetables, and only eats meat about once a week.
Turkish: Ali çoğunlukla meyve ve sebze yer ve sadece yaklaşık haftada bir kez et yer.

Mostly ingilizcede ne demek, Mostly nerede nasıl kullanılır?

Most advantageous : En avantajlı.

Most corrupt : En çok bozulmuş.

Most desirable : En çok istenen.

Most distant : En uzak.

Most efficient estimator : En etkili tahminci. En etkin kestirici. En etkin tahmin yöntemi. En etkin tahmin edicisi.

Most lately : En geç olarak.

Most favoured nation treatment : Bir ülkenin başka bir ülke kökenli ya da o ülkeden gelen bir mala tanıdığı her çeşit çıkar, yeğlik, ayrıcalık ve bağışıklığı, bir uluslararası antlaşma gereğince, bu antlaşmaya katılan başka bir ülkeye de uygulaması. (bu terim gümrük alanında, ödün çizelgesinin uygulanması konularında kullanılır.). En çok kayrılan ulus işlemi.

 

Most favoured nation clause : Uluslararası ticarette bir ülkeye sağlanan ayrıcalıkların ticaret yapılan tüm ülkelere sağlanacağını ifade eden ve gümrük ve tarifeler genel anlaşmasıyla uygulanmaya başlayan ve daha sonra dünya ticaret örgütüyle de izlenilen ilke. En çok kayrılan ülke hükmü. Ençok kayırılan ülke ilkesi.

Most especially : Herşeyden önemlisi. Hepsinden önemlisi. Özellikle.

Most important : En önemli.

İngilizce Mostly Türkçe anlamı, Mostly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mostly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ampleness : Bolluk. Etraflılık. Genişlik. Büyüklük.

Max : Enbüyük. En_büyük. En fazla. En büyük. Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Ençok. Bir erkek ismi.

Bounteousness : Hayırseverlik. Cömertlik. Eli açıklık. Bolluk. Gürlük. İyilikseverlik.

Amplitudes : Bolluk. Genişlik. Genlik.

For the most part : Büyük bir çoğunluk. Ekseriye. Esas itibarıyla. Genellikle.

Essential : Esans türünden. Zorunlu. Ç.gerekli şeyler. Önemli. Asıl gerekli şey. Esas özellik. Ana. Köklü. Asli. Esas.

At large : Bütün ayrıntılarıyla. Ayrıntılı olarak. Özgür. Genellikle. Etraflıca. Serbest. Başıboş. Kanundan kaçan. Tamamen.

Oftentimes : Sıkça.

All the more : Gittikçe. Daha da yüksek seviyeye kadar. Artan bir şekilde. Daha da çok. Haydi haydi.

 

As a rule : Kural olarak. Genel kural olarak. Genellikle. Kaide olarak. Genel olarak.

Mostly synonyms : a thousand times, maximums, ofttimes, beaucoups, main, most of all, by a majority, affluence, more often than not, on the whole, in the main, most, abundance, best, at the most, chiefly, major, in particular, time after time, mosts, expressly, amplitude, the best part of, many a time, at the outside, at most, rather, often, the more, predominantly, overall, heaps of times, peculiarly.

Mostly ingilizce tanımı, definition of Mostly

Mostly kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Chiefly. For the greatest part. In the main. For the most part.