Muller türkçesi Muller nedir

  • Öğütme taşı.
  • Havaneli.
  • Mablak.
  • Havan.
  • Roleli karıştırıcı.
  • Ağır taşlama çarkı.
  • Kum karıştırma makinesi.

Muller ile ilgili cümleler

English: "Hello, Mr. and Mrs. Muller! My name is Tom. I'm a Martian." "Oh, welcome, Tom! Come in and join us for a cup of tea!"
Turkish: "Merhaba, Bay ve Bayan Müller! Adım Tom. Ben bir Marslıyım." "Oo, hoşgeldin, Tom! İçeri gir ve bir fincan çay için bize katıl!"

English: This is Ms. Müller.
Turkish: Bu, bayan Müller.

Muller ingilizcede ne demek, Muller nerede nasıl kullanılır?

Muller cells : Müller hücreleri. Gözün retina tabakasında, iç ve dış sınırlayıcı zarlar arasında yer alan, büyük, çok sayıda dallanma gösteren, metabolizma hızı yüksek, retinadaki nöronlarla uzantılarını beslemek ve desteklemekle görevli hücreler.

Geiger muller counter : Geiger-müller sayacı. Radyoaktivite varlığını ve yoğunluğunu belirleme cihazı. Geiger sayacı. Gayger sayacı.

Geiger muller tube : Gayger tüpü.

Mullerian duct : Muller kanalı.

Mullerian ducts : Omurgalı hayvanlarda wolf kanalına paralel olan ve oviduktu meydana getiren bir çift kanal. Müller kanalı. Muller kanalı.

Johnny weissmuller : Peter john johnny weissmuller (1904-1984) 24 dünya rekoru kıran ve birkaç tarzan filminde oynayan abd'li yüzücü.

 

Mullet : Tekir balığı. Dubar. Kefalgiller familyasından, yassı solucanlara arakonakçılık eden bir balık türü. Tekirbalığı. Pulaterina. Aslan yelesi (saç modeli). Tekir.

Mullein : Sığırkuyruğu. Burunca otu. Sığır kuyruğu.

Mullets : Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (acanthopterygii) alt takımından, vücutları büyük pullarla kaplı, denizlerde ve acı sularda yaşayan, kırmızı renkli bir familya. Aslan yelesi (saç modeli). Tekir. Tekirbalığı. Kefalgiller. Barbunyagiller. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, kefaller (percesoces) alt takımından, pulları oldukça büyük, dişleri zayıf, az tuzlu sularda yaşayan türleri olan bir familya. Dubar. Tekir balığı.

Mulled : Şarabı baharatla kaynatmak. İçime hazırlanmak üzere ısıtılmış ve tatlandırılmış (şarap).

İngilizce Muller Türkçe anlamı, Muller eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Muller ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spatula : Deney kaşığı. Mala. İspatula. Ispatula. Toz veya küçük parçalar durumundaki maddeleri almak ve ölçümlerinde kullanılan için kullanılan, cam, metal veya porselenden yapılmış bir ucu kaşık biçiminde olan laboratuvar malzemesi. Boya bıçağı. Spatül. Dilbasan.

Pestle : Havanda dövmek. Havan tokmağı. Tokmak. Dibek tokmağı. Havan eli.

Mortar : Harç ile sıvamak. Çamur. Derz doldurmak. Harç. Harçla bağlamak. Harçla sıvamak. Kireçli harç. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sıva yapmak. Katı maddeleri toz durumuna getirmeye veya bir sıvı içinde ezerek çözünmesini kolaylaştırmaya yarayan porselen, cam, çelik vb. maddelerden yapılmış laboratuvar malzemesi.

 

Ruminator : Dalgın kimse. Düşünceli kimse. Geviş getiren hayvan. Yediği yemeği geri getirip yeniden çiğneyen hayvan. Düşünen kimse.

Spatulas : Spatül. Mala. Spatula. Ispatula. Deney kaşığı. Dilbasan. İspatula.

Pestled : Tokmak. Dibek tokmağı. Havan tokmağı. Havan eli. Havanda dövmek.

Garlic press : Sarımsak dişini ezen alet.

Thinker : Mütefekkir. Düşünür. Düşünen kimse. Filozof.

Muser : İyice düşünen kimse. Düşünerek zaman geçiren kimse. Düşünür.

Pestles : Dibek tokmağı. Havanda dövmek. Havan tokmağı. Havan eli. Tokmak.

Muller synonyms : johannes peter muller, ponderer, mullers, mortaring.

Muller ingilizce tanımı, definition of Muller

Muller kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, mulls. A stone or thick lump of glass, or kind of pestle, flat at the bottom, used for grinding pigments or drugs, etc., upon a slab of similar material.