Spatulas türkçesi Spatulas nedir
Spatulas ingilizcede ne demek, Spatulas nerede nasıl kullanılır?
Spatula shaped : Spatula biçiminde.
Tongue spatula : Dil basacağı.
Spatula : Boya bıçağı. Ispatula. Mala. Deney kaşığı. İspatula. Dilbasan. Toz veya küçük parçalar durumundaki maddeleri almak ve ölçümlerinde kullanılan için kullanılan, cam, metal veya porselenden yapılmış bir ucu kaşık biçiminde olan laboratuvar malzemesi. Mablak. Spatül.
Spatular : Spatula gibi. Geniş ve yuvarlak bir ucu ve dar bir tutma yeri olan. Spatulaya benzeyen. Spatula biçiminde.
Spatulate : Spatulat. Spatula gibi. Spatüla gibi.
Spates : Sağanak. Su taşkını. Kalabalık. Sel. Akın. Büyük miktar.
Spatial data : Uzamsal veriler. Konumsal veri. Uzaysal veri. Uzaysal veriler. Mekansal veri. Konumsal veriler.
Spatial : Sahaya ait. Uzamsal. Uzaysal. Mekansal. Konumsal. Uzamla ilgili. Uzayla ilgili. Üç boyutlu. Uzaya ait.
Spathes : Bürgü. Gonca yaprağı. Yen (botanik terimi). Spata. Yen.
Spat : Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Atışmak. Yumurta bırakmak (istridye). Münakaşa. Tartışma. Ağız kavgası. Ağız kavgası etmek. Ağız dalaşı yapmak. Dalaşmak. Kısa tozluk.
İngilizce Spatulas Türkçe anlamı, Spatulas eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spatulas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Trowel : Kürek (inşaat işleri). Küçük bahçe küreği. Sıva malası. Sürgü. Kısa saplı kürek. Malayla düzeltmek. Mala ile sıvamak. Malalamak. Küçük bahçe çapası.
Spud : (kutlama vb amacıyla) yumruk çakma. Kazma. Çapalamak. Patates. Çapa ile kesmek. Kısa ve kalın şey. Tirpidin. Çapa.
Grip : Tokacın sapını el ile kavrayış biçimi. Kavramak. Sıkıştırmak. Yapışmak. Yakalamak. Sıkmak. Anlamak. Tenis, atletizm, masa tenisi alanlarında kullanılır. Çekiç tutağı. Tutmak.
Palette knife : Karıştıraç. Palet bıçağı. Palet spatulası.
Mullers : Kum karıştırma makinesi. Ağır taşlama çarkı. Havan. Roleli karıştırıcı.
Scraper : Kazıma aleti. Apse drenajı veya ölü dokuyu kazıyarak uzaklaştırmak amacıyla kullanılan kaşık biçiminde cerrahi aygıt. Duyarkatı kazımakta kullanılan, ağzı keskin ya da pürtüklü araç. Küret. Sistire. Demir kapı çamurluğu. Kazıyıcı. Çamurluk. Rakle. Kazartaşır.
Hoed : Önüne gelen herkesle yatan kimse. Çapa. Çapalamak. Gelberi. Orospu. Çapa ayağı.
Slices : Pay. Hisse. Kesme vuruşu (tenis). Dilimler. Dilim. Servis spatulası.
Hold : Çekmek. Tutuklu olarak tutmak. Muhafaza etmek. Devam etmek. (ağırlık) taşımak. Sadık kalmak. Zaptetmek. Günlük çekimler arasından asıl filmde kullanılmak üzere ayrılmış başarılı çekim. Almak. Kaldırmak.
Spatula : Boya bıçağı. Toz veya küçük parçalar durumundaki maddeleri almak ve ölçümlerinde kullanılan için kullanılan, cam, metal veya porselenden yapılmış bir ucu kaşık biçiminde olan laboratuvar malzemesi.
Spatulas synonyms : food turner, slice, trowels, hand tool, spuds, turner, handgrip, hoe, handle, blade, muller, putty knife, glazing knife, spudding.
Spatulas zıt anlamlı kelimeler, Spatulas kelime anlamı
Compound : Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Birkaç elementden yapılmış madde. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Birleşik. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Bileşik.

Bu kısımda Spatulas kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spatulas ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spatulas anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spatulas ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.