Mullers türkçesi Mullers nedir
Mullers ingilizcede ne demek, Mullers nerede nasıl kullanılır?
Muller cells : Müller hücreleri. Gözün retina tabakasında, iç ve dış sınırlayıcı zarlar arasında yer alan, büyük, çok sayıda dallanma gösteren, metabolizma hızı yüksek, retinadaki nöronlarla uzantılarını beslemek ve desteklemekle görevli hücreler.
Geiger muller counter : Geiger sayacı. Gayger sayacı. Radyoaktivite varlığını ve yoğunluğunu belirleme cihazı. Geiger-müller sayacı.
Geiger muller tube : Gayger tüpü.
Muller : Havan. Mablak. Roleli karıştırıcı. Ağır taşlama çarkı. Kum karıştırma makinesi. Havaneli. Öğütme taşı.
Mullerian duct : Muller kanalı.
Johnny weissmuller : Peter john johnny weissmuller (1904-1984) 24 dünya rekoru kıran ve birkaç tarzan filminde oynayan abd'li yüzücü.
Antimullerian hormone : Antimüllerian hormon. Antimülleryan hormon. İntrauterin hayatta erkek bireylerin testislerindeki sertoli hücrelerinden salgılanan, müller kanallarının gelişmesini baskılayıp wolf kanallarının gelişmesini uyaran glikoprotein yapısında bir hormon.
Mullet : Aslan yelesi (saç modeli). Dubar. Pulaterina. Tekirbalığı. Kefalgiller familyasından, yassı solucanlara arakonakçılık eden bir balık türü. Tekir. Tekir balığı.
Mullens : Batı virginia eyaletinde şehir.
Mulleins : Sığırkuyruğu. Burunca otu. Sığır kuyruğu.
İngilizce Mullers Türkçe anlamı, Mullers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mullers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Vessel : Damar. Tonajı ve adı ne olursa olsun denizlerde ve iç sularda su ürünleri araştırmasında, istihsalinde, naklinde, işlenmesinde kullanılan kayık, sandal, yelkenli, şat, sal, mavna gibi vasıtalarla buharlı veya motorlu bilumum yüzer araçlar. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları. Gemi.
Grey mullet : Kefal. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, kefalgiller (mugilidae) familyasından, 40-60 cm kadar uzunlukta, avrupa kıyılarında, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür. Pulaterina. Paçoz. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, kefalgiller (mugilidae) familyasından, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür. Kefal has. Sarp kayalara yakın yaşayan ve cüce bağırsak kelebeğinin ikinci arakonakçılığını yapan, eti yenir, başı geniş, gümüş rengi deniz balığı. Has kefal. Kobar.
Muller : Öğütme taşı. Havaneli.
Mortaring : Harç. Harçla sıvamak. Çamur. Sıva yapmak. Dibek. Derz doldurmak. Harçla bağlamak. Kireçli harç. Harç ile sıvamak.
Fish : Balık. Avlamak. Balık eti. Araştırmak. Bulup çıkarmak. Balık avlamak. Denizden çıkarmak. Balığa çıkmak. Balık tutmak. Tutmak.
Spatulas : Deney kaşığı. Spatül. Dilbasan. Spatula. Ispatula. Mala. İspatula.
Garlic press : Sarımsak dişini ezen alet.
Mortar : Harçla sıvamak. Harçla bağlamak. Derz doldurmak. Harç ile sıvamak. Ask.havan topu. Dibek. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Harç. Kireçli harç.
Spatula : Spatül. Dilbasan. Deney kaşığı. Toz veya küçük parçalar durumundaki maddeleri almak ve ölçümlerinde kullanılan için kullanılan, cam, metal veya porselenden yapılmış bir ucu kaşık biçiminde olan laboratuvar malzemesi. Boya bıçağı. Ispatula. İspatula. Mala.
Mullers synonyms : gray mullet.

Bu kısımda Mullers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mullers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mullers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mullers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.