Muskier türkçesi Muskier nedir

  • Misk kokulu.
  • Misk gibi.

Muskier ingilizcede ne demek, Muskier nerede nasıl kullanılır?

Muskiest : Misk gibi. Misk kokulu.

Muskiness : Misk gibi olma durumu. Misk kokusu. Misk gibi kokma durumu. Erkek misk geyiğinin kokusu. Misk niteliği.

Musk ambrette : Misk-i amber. Misk amberi.

Musk deer : Çift parmaklılar (artiodactyla) takımından, doğu asya ve sibirya'da yaşayan, başları küçük, vücutlarının ön kısmı ince, kuyrukları üçgen şeklinde, ön üyeleri arka üyelerinden daha kısa olan bir tür. Misk geyiği. Misk keçisi. Miskkeçisi.

Musk ox : Misksığırı. Misköküzü. Misk sığırı. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, kuzey amerika, grönland ve kutuplarda yaşayan, dişilerinin boynuzları daha küçük, kılları uzun, büyüklüğü öküz ile koyun arasında olan, yeleli bir tür. Misk öküzü.

Muskegs : Bataklık (kanada). Yosunlu bataklık.

Musk rat : Misk sıçanı. Ondatra. Misksıçanı. Bizam sıçanı. Maskarat.

Musk plant : Miskotu. Misk otu.

Muskellunge : Kuzey amerika'nın büyük gölleri 'ne ve çevre nehirlere özgü olan büyük turnabalığı.

Musk rose : Misk gülü.

İngilizce Muskier Türkçe anlamı, Muskier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Muskier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fusil : Tüfek (eski).

Matchlock : Fitilli tüfek. Fitilli çakmak. Çakmaklı tabanca.

Blunderbuss : Geniş namluluk uzun bir tüfek (artık kullanılmamaktadır). Alay bozan tüfeği. Karabina. Alaybozan tüfeği. Alaybozan.

Send for : -i çağırtmak. İstetmek. Çağırtmak. Aratmak. Getirtmek. Ismarlamak. Çağırmak.

Call : Adamla getirtme. Çağırmak. Bağırmak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Lakap takmak. Söylemek. Telefonda konuşmak. Uğramak. Telefon etmek. Adlandırmak.

Muzzle loader : Ağızdan doldurmalı silah.

Muskier synonyms : culverin, musky, muskiest.

Muskier zıt anlamlı kelimeler, Muskier kelime anlamı

Spread : Yayılım. Örtü. Meydan almak. Uzatma. Saçılmak. Taşınır değerler borsasında piyasa yapıcı tarafından belirlenen alış ve satış fiyatları arasındaki fark. kredi faizlerinde geri ödeme riskine göre belirlenen faiz farkı. Bulaşmak. Ziyafet. Fark. Sirayet etmek (hastalık).

Demobilization : Seferberliğin sona ermesi. Demobilizasyon. Asker terhisi. Terhis. Seferberliğin bitmesi. Tasfiye.