Mustier türkçesi Mustier nedir

Mustier ingilizcede ne demek, Mustier nerede nasıl kullanılır?

Mustiest : Ağır. Köhne. Demode. Küf kokulu. Küflü. Antika. Sönük. Yavan. Küflenmiş.

Mustily : Küflenmiş bir halde. Küflü bir şekilde. Çürük bir şekilde.

Mustiness : Küflülük. Eskilik. Köhnelik.

Musting : Şart. Kızgın fil. Şıra. Gerekli şey. Gerekmek. Zorunluluk. Kızgınlık. -meli. -malı. Kızmış hayvan.

Carmustine : Özellikle beyin metastazlarında kullanılan bir kemoterapötik ilaç. Nitrozoüre grubundan antineoplastik etkili, alkilleyici bir ilaç. Karmustin.

Lomustine : Lomustin. Bir kemoterapötik ilaç. Alkilleyici ilaçların nitrozoüre grubundan kanser tedavisinde kullanılan bir ilaç, ccnu.

Needs must when the devil drives : Çaresizlik insana neler yaptırmaz. Aç elini kora sokar. Çaresizlik insana herşeyi yaptırır.

Must look alike : Birörneklik kuralı. Oturma alanlarındaki yapıların birbirine benzemesini gerekli kılan ve kentbiliminde bölgeleme, yapıtasar ve güzelduyu denetimlerini içeren kural.

There must be a mistake : Bir hata olmalı.

You must be kidding : Şaka yapıyor olmalısın. Ciddi olamazsın. Şaka yapıyor olmalısınız. Dalga geçiyorsun.

İngilizce Mustier Türkçe anlamı, Mustier eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Mustier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arid : Kavruk. Yağışsız. Cansız. Kuru. İlgi çekmeyen. Sıkıcı. Çorak. Sıcaktan kavrulmuş. Çatlamış.

Fleabitten : Kirli ve kötü durumda (ev, mekan, vb.). Pire ısırmış. Pire tarafından ısırılmış. Değersiz.

Crudest : Kaba. Nezaketsiz. İlkel. İşlenmemiş. Cırlak (renk). Ham. Basit.

Extincts : Nesli tükenmiş. Battal. Doğada tükenmiş. Sona ermiş. Soyu tükenmiş. Sönmüş. Soyu kurumuş. Tükenmiş. Bitmiş.

Acute : İlerlemiş. Güçlü. Aşırı. Sivri. Şiddetli. Akut. Açıkgöz. Dar (açı). Dar.

Frowsty : Basık. Sıkıcı. Havasız.

Maunder : Saçmalamak. Tutarsız ve anlaşılmaz konuşmak. Tutarsız konuşmak. Avare dolaşmak. Boş boş dolaşmak.

Antiquated : Çağdışı. Antika olmuş. Yaşlı. Yaşı ilerlemiş. Köhneleştirilmiş. Eski. Eskimiş.

Antiquarian : Antikacı. Antika meraklısı. Antikalarla ilgili. Antikaya ait.

Summon : Emirle davet etmek. Toplamak. Davet etmek. Çağırmak. Celbetmek. Çağrı yapmak. Celp etmek. Resmen emirle çağırmak. Çağırtmak. Gelmesini emretmek.

Mustier synonyms : muster up, mussitate, arduous, acutest, moldier, disused, contemptuous, frouzy, curio, dead, verbalize, dankest, musty, extinguished, crummiest, acuter, cumbrous, extinct, deflated, effete, fustier, crummier, mustiest, curiosity, demoded, naff, mouldy, bovine, behind the times, dingy, come up, curiosities, cruder.

Mustier zıt anlamlı kelimeler, Mustier kelime anlamı

Spread : Yayılım. Açmak. Dağılma. Taşınır değerler borsasında piyasa yapıcı tarafından belirlenen alış ve satış fiyatları arasındaki fark. kredi faizlerinde geri ödeme riskine göre belirlenen faiz farkı. Şölen. Saçılmak. Yaymak. Fark. Açılmak. Kenara çekilmek.

Cheer : Neşeli sesler çıkarmak. Bağırış. Neşelendirmek. Yardım etmek. Alkış. Teşvik etmek. Bağırarak ya da alkışlayarak yüreklendirmek. Desteklemek. Neşe. Bağırarak yüreklendirmek.