Mutant codon türkçesi Mutant codon nedir

  • Mutant kodon.
  • Dna çift heliksinin transkripsiyonu sırasında, üçlü gruba farklı bir azotlu bazın girmesi ile teşekkül eden ve normal kodondan farklı olan, mutasyona uğramış kodon.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Mutant codon ingilizcede ne demek, Mutant codon nerede nasıl kullanılır?

Mutant : Mutant. Türeşik. Genetik materyalin değişmesi nedeniyle bazı fiziksel ve biyokimyasal özellikler açısından ana babadan veya bir önceki öncü hücreden farklı olan, mutasyona uğramış birey veya hücre. Mutasyona uğramış. Mutasyon geçirmiş. Mutasyona uğramış gen. Yüksek oranda mutasyonlara sahip bir geni içeren yeni nesil canlı. Genetik materyalin değişmesi sebebiyle bazı fiziksel ve biyokimyasal özellikler açısından ana babasından ya da bir önceki öncü hücreden farklı olan, mutasyona uğramış birey ya da hücre. Değişime uğramış. Mutasyona uğramış hayvan veya bitki.

Codon : Dizgi. Kodon. Özel bir aminoasiti şifreleyen üç nukleotitten olşan mrna üzerindeki birim. Protein sentezi için gerekli bilgiyi taşıyan mrna da bir amino asidi temsil eden peş peşe üç nükleotitten (triplet) oluşan grup. bilinen 64 kodondan 61 tanesi amino asitlerin her biri için özel, üç tanesi ise polipeptit sentezini bitirmek içindir. triplet.

 

Mutants : Değişken. Salak ve itici tip. Mutasyona uğramış. Mutasyona uğramış gen. Mutant. Mutasyona uğramış hayvan veya bitki. Türeşik.

Amber codon : Amber kodonu. Uag dur kodonu.

Anticodon : Transfer rna’da mrna’daki kodonun tamamlayıcısı olan ve aminoaside özgü olan üçlü nükleotit. Karşıt dizgi. Mrna üzerindeki kodonun trna' daki tamamlayıcısı olan üçlü nükleotit grubu. Antikodon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Trna'daki üçlü baz dizilişi. Belirli bir proteinin oluşumuna dahil olan transfer rna'sında 3 nükleotid dizisi içeren genetik dizgi birimi. Karşı dizgi.

İngilizce Mutant codon Türkçe anlamı, Mutant codon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mutant codon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

 

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvark : Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Mutant codon synonyms : abambulacral area, a cell, abiotic environment, acacia, abductor muscle, abramis zone.