Mutes türkçesi Mutes nedir

Mutes ile ilgili cümleler

English: Ali commutes to work on a motorcycle.
Turkish: Ali işe motorsikletle gidip geliyor.

English: Ali commutes by train.
Turkish: Ali trenle gidip gelir.

English: He commutes from Yokohama to Tokyo by train.
Turkish: Yokohama'dan Tokyo'ya trenle seyahat eder.

English: Ali commutes to school by bicycle.
Turkish: Ali okula bisikletle gider.

English: Ali commutes to school by train.
Turkish: Ali okula trenle gidip geliyor.

Mutes ingilizcede ne demek, Mutes nerede nasıl kullanılır?

Commutes : Hafifletmek (cezayı). Banliyödeki ev ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelmek. Değiştirmek. Takas etmek. Değiş-tokuş etmek. Çevirmek. Seyahat etmek. Ev ile iş arasında gidip gelmek. Evle iş arasını trenle gidip gelmek. Değiş tokuş etmek.

Malamutes : Alaska'da kızak çekmede kullanılan kökeni eskimo'lara dayanan bir tür köpek.

Obmutescence : Sürüp giden sessizlik.

Permutes : Sırasını değiştirmek. Değiş tokuş etmek. Karmak. Değiştirmek. Devşirmek.

Transmutes : Dönüştürmek. Tamamen değiştirmek. Değiştirmek. Hal değiştirmek.

Mute negative : Görüntü negatifi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcıda kullanıldıktan ya da pozitif görüntüyle işlemden geçirildikten sonra sağlanan negatif.

 

Compact disc mute : Optik disk sessiz.

Mute print : Sessiz eşlem. Sesli filmin ses yolu taşımayan görüntü kuşağı. henüz ses yolu katılmamış görüntü negatif ya da pozitifi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cd mute : Cd sessiz.

Mute camera : Sessiz alıcı. Sessiz film çeviriminde kullanılan alıcı çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Mutes Türkçe anlamı, Mutes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mutes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dull : Ruhsuz. Mat. Körleşmek. Körelmek. Sersem. Körletmek. Soluk. Donuk. Fersiz. Sersemletmek.

Dumbest : Aptal. En sersem olanı. En sessiz olanı.

Loosens : Çözmek. (toprağı) kabartmak. Gevşetmek. Açılmak. Açmak. Salıvermek. Bollanmak. Gevşemek. Söktürmek.

Dumb : Kalın kafalı. Dilini yutmuş. Dili tutulmuş. Sözsüz. Aptal. Budala. Suskun. Halter.

Disarms : Silahsızlandırmak. Silahsızlanmak. Yatıştırmak. Zararsız hale getirmek. Şüphesini gidermek. Silahı bırakmak. Silahını almak. Silahsız bırakmak. Zararsız duruma getirmek.

Canny : İdareli. Uyanık. Açıkgöz. Dikkatli. Hünerli. Zarif. Becerikli. Rahat. Akıllı.

Dumber : Aptal. Daha sessiz. Daha sersem.

Muffles : Sarıp sarmalamak. Susturucu. Sarmak. Mufla. Boğmak (sesi). Sarınacak şey. Sarınmak. Ses çıkarmayacak bir şekilde örtmek veya sarmak. Alev gömleği.

Chastens : Yola getirmek. Islah etmek. Islah etmek için cezalandırmak. Basitleştirmek. Uslandırmak. Terbiye etmek. Sadeleştirmek. Aklını başına getirmek. Dersini vermek.

 

Unarticulate : Muğlak. Kolayca anlaşılmayan. Belirsiz. Açık olmayan.

Mutes synonyms : ease up, tongueless, aphonic, closemouthed, attempered, dumbs, loosen, inarticulate, consonantal, noiselessness, loosened, wordless, mute, silent, quietness, close tongued, inarticulateness, speechless, silents, muffle, attemper, buttoned up, peace, peaces, softened, intenerate, soft, hushes, anneal, cannier, consonant, quiets, quiescence.

Mutes zıt anlamlı kelimeler, Mutes kelime anlamı

Articulate : Telaffuz etmek. Açık bir şekilde telaffuz etmek. Anlaşılır. Sözlü ifade etmek. Boğumlu. Eklemlerle birleştirmek. Hecelemek. Tane tane söylemek. Açık bir şekilde ifade etmek. Açık seçik.

Loud : Cart (renk). Patırtılı. Kaba. Parlak. Cırtlak. Sesli. Gürültüyle. Yüksek. Abartılı. Be.yüksek sesle.