Myoglobin türkçesi Myoglobin nedir
- Kasta oksijen taşınmasını ve depolanmasını sağlayan, tek polipeptit zincir halinde olan, demir içeren bir protein.
- Kas sıvısı.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Miyoglobin.
- (biyokimya) kaslarda bulunan hemoglobin (ayrıca myohemoglobin).
- Omurgalı kasında oksijenin taşnıması ve depolanması olaylarına giren, tek bir polipeptit zinciri halinde olan, demir kapsayan küresel bir protein.
Myoglobin ingilizcede ne demek, Myoglobin nerede nasıl kullanılır?
Myoglobinuria : Miyoglobinüri. İdrarda kas dokusu hemoglobini bulunması (tıp veya medikal terimi). İdrarda miyoglobin bulunması.
Equine paralytic myoglobinuria : Felçli miyoglobinüri. Atların paralitik miyoglobinürisi. Paralitik miyoglobinüri.
Paralytic myoglobinuria : Atlarda, arka bacaklarda halsizlik, ayakta duramama, sağrı, uyluk ve bel kaslarında şişme, sertleşme, hiyalin dejenerasyonu, miyoglobinüri, miyoglobinürik nefrozis ve böbrek yetmezliğiyle belirgin hastalık, azotüri, atlarda azotüri, lumbago, pazartesi sabahı hastalığı, pazartesi hastalığı, sakral paralizis. birkaç günlük dinlenme sürecinde, tam çalışan hayvan rasyonuyla beslenmiş hayvanların çalışmaya başlamasından çok kısa bir süre sonra gelişir. Felçli miyoglobinüri. Atlarda azotüri.
Metmyoglobin : Miyoglobine bağlı olan demirin oksijen bağlama yeteneği olmayan durumu. Metmiyoglobin.
Nitricoxsidemyoglobin : Kürlenmiş et ürünlerinde nitrit indirgendikten sonra oluşan nitrik oksidin miyoglobinle oluşturduğu bileşik. Nitrik oksit miyoglobin.
Oxymyoglobin : Oksimiyoglobin.
Myoglobulin : Miyoglobulin.
Myoglia : Miyogliya.
İngilizce Myoglobin Türkçe anlamı, Myoglobin eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Myoglobin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu.
Hematin : Hemin oksidasyonu sonucu oluşan bileşik. oksijenle birleşme yeteneği bulunmaz. Hematin. Hemoglobinin erimesinden meydana gelen koyu lacivert bir madde. Oksitlenmiş hemoglobinden elde edilen pigment.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Aardvarks : Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Myoglobin synonyms : haemoprotein, protoheme, haemitin, haem, heme, a cell, abiotic environment, abo blood groups system, abramis zone, acacia, hemoprotein, abacus bodies, abambulacral area.

Bu kısımda Myoglobin kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Myoglobin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Myoglobin anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Myoglobin ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.