Namedrop türkçesi Namedrop nedir

  • Ünlü kişileri tanıdığını belirterek hava atmak.
  • Diğerlerini etkilemek ve daha önemli görünmek için önemli veya ünlü kişilerden yakın arkadaşlarıymış gibi bahsetmek.

Namedrop ingilizcede ne demek, Namedrop nerede nasıl kullanılır?

Namedropper : Diğerlerini etkilemek ve daha önemli görünmek için önemli veya ünlü kişilerden yakın arkadaşlarıymış gibi bahseden kimse.

Namedropping : Diğerlerini etkilemek ve daha önemli görünmek için önemli veya ünlü kişilerden yakın arkadaşlarıymış gibi bahsetmek.

Named after : Bir kişi veya şey şerefine isim verilmiş. Bir kişinin veya şeyin adını almış. Adını vermiş.

Named entities : İsim verilmiş varlıklar.

Named or cell range : Hücre aralığı.

Aforenamed : Yukarıda geçen. Yukarıda adı geçen. Adı geçen.

Ascii named entities : Ascıı karakterle isimlenmiş varlıklar.

Be named : Adı verilmek. Adını almak. Adlandırılmak. İsimlendirilmek. Adlanmak.

Create a new drive named : Oluşturulacak sürücünün adı.

Code named : Kod adlı. Bir kimse veya bir şeye kod adı vermek.

İngilizce Namedrop Türkçe anlamı, Namedrop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Namedrop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cite : Celbetmek. Mahkemeye çağırmak. Alıntı yapmak. Referans vermek. Alıntı yapmak (yazıda vb). Zikretmek. Çağırmak (mahkemeye). Bahsetmek. Atıfta bulunmak. Alıntılamak.

 

Refer : İma etmek. Ait saymak. Bahsetmek. Atfetmek. Danışmak. Sevketmek. Ait olmak. Sevk etmek. Bakmak. İşaret etmek.

Name : Demek. Adlandırmak. İsmiyle çağırmak. İnsanın toplumsal ve bireysel kişiliğinin yanı sıra büyüsel ve gizemsel gücünü de belirten simge. Ünlü kişi. Seçmek. Ünlü kimse. İsim. Adını vermek.

Mention : İleri sürme. Söylemek. Söyleme. İma. Lafını etmek. Söz etme. Anmak. Bahsetmek. Değinmek.

Advert : İma. İlan. Reklam. İlan (ingiliz ingilizcesi). Zikretmek. Bahsetmek. Dokundurmak. Duyuru (ingiliz ingilizcesi). Değinmek. Reklam (ingiliz ingilizcesi).

Bring up : Bahsetmek. Durduruvermek. Kusmak. Çocuk yetiştirmek. Paylamak. Yetiştirmek. Beslemek. Büyütmek. Bahis açmak. Çocuklardan sakınmak.