National park türkçesi National park nedir
- New jersey eyaletinde yerleşim yeri.
- Milli parkı.
- Ulusal koruma yöresi.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Milli park.
- Önemli güzelduyusal ve görsel değerlere sahip bulunmakla kalmayıp dağcılık, yüzme, yürüme, kampçılık halkın dinlenmesi, eğlenmesi ve eğitilmesi gibi amaçlarla kamunun yararlanmasına ayrılan, işletilen, özel bakım ve koruma önlemlerinden yararlanan geniş kırsal alan.
- Ulusal gezilik.
- Halkın eğitimi, eğlencesi; doğanın daha özenle korunması amaçlarıyla seçilerek, onarılıp işletilen geniş topraklar.
- Devletçe kamunun kullanımı ve yararı için korunan ve doğal güzellik ve özelliklere sahip bölge.
- Ulusal park.
National park ile ilgili cümleler
English: This national park is full of beautiful scenery.
Turkish: Bu ulusal park güzel manzarayla dolu.
English: The Yosemite national park is one of the most beautiful places on Earth.
Turkish: Yosemite Ulusal Parkı dünyadaki en güzel yerlerden biridir.
English: Hunting is banned in national parks.
Turkish: Avcılık milli parklarda yasaklanmıştır.
English: Hunting is not allowed in national parks.
Turkish: Milli parklarda avlanmaya izin verilmez.
English: Hunting is forbidden in national parks.
Turkish: Avlanmak ulusal parklarda yasaktır.
National park ingilizcede ne demek, National park nerede nasıl kullanılır?
National : Bir ulusa ait veya ona özgü olan. Ulusal. Milli. Vatandaş. Yurttaş. Uyruk. Nasyonel.
Park : Dinlenme, eğlenme ya da doğadan daha çok yararlanma amacıyla, ya olduğu gibi doğal durumunda bırakılmış ya da görsel nitelikleri değiştirilerek değerlendirilmiş, oturma, seyretme ve yürüme gibi, edilgin eğlenme ve dinlenmeye olanak sağlayan açık ve yeşil alan. Park. Yeşil alan. Koymak. Bırakmak. Parketmek. Park yapmak. Otopark. Bahçe. Koruma altına alınmış arazi.
National parks authority : Ülkenin yada bölgenin milli parklarındaki vahşi yaşamı ve doğal yaşam alanlarını korumak ve genişletmekten sorumlu organizasyon. Milli parklar kurumu.
Carlsbad caverns national park : Carlsbad mağaralar ulusal parkı. İçinde permiyen dönemden kireçtaşı yeraltı mağaraları ve fosil resifleri bulunan bir ulusal park (new mexico'da {abd} bulunmaktadır).
Everglades national park : Everglades milli parkı. Genellikle bataklıklar ve sulak alanlardan oluşan güney florida'da bulunan milli park (abd).
Yosemite national park : Yosemite ulusal parkı. California'da (abd) bir ulusal park.
Kruger national park : Kruger milli parkı. Güney afrika'nın kuzeydoğu bölümünde koruma altındaki büyük doğal park (mozambik sınırı yakınlarında).
İngilizce National park Türkçe anlamı, National park eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak National park ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.
Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.
Agricultural production : Zirai üretim. Sebze. Taze meyve. Tarımsal üretim. Tarım üretimi. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi.
Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.
Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.
Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon. Lığ.
Air route : Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Uçuş rotası.
Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.
Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.
Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.
National park synonyms : nature reserve, aluvial terrace, aboriginal population, afforestation, aluvial coast, altimetric profile, agricultural specialisation.

Bu kısımda National park kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede National park ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce National park anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz National park ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.