National türkçesi National nedir

  • Vatandaş.
  • Yurttaş.
  • Bir ulusa ait veya ona özgü olan.
  • Ulusal.
  • Uyruk.
  • Nasyonel.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Milli.

National ile ilgili cümleler

English: Afghanistan and Iran both changed their national anthems several times in the course of the 20th century.
Turkish: Afganistan ve İran her ikisi de milli marşlarını 20.yüzyıl boyunca birkaç kez değiştirmişti.

English: Can you sing the Argentine National Anthem?
Turkish: Arjantin Milli Marşını söyleyebilir misin?

English: A national campaign for energy saving is underway.
Turkish: Enerji tasarrufu için ulusal bir kampanya sürüyor.

English: All the students stood up when Dan played the national anthem.
Turkish: Dan, ulusal marşı çaldığı zaman tüm öğrenciler ayağa kalktı.

English: A sinkhole formed under the National Corvette Museum and swallowed eight cars.
Turkish: Ulusal Corvette Müzesi altında bir subatan oluştu ve sekiz arabayı yuttu.

National ingilizcede ne demek, National nerede nasıl kullanılır?

National account system : Milli gelir hesaplarının dayandığı sistem. bu sistem maddi mallar üretim sistemi, birleşmiş milletler milli gelir hesapları sistemi ve avrupa hesapları sisteminden oluşmaktadır. Milli gelir hesapları sistemi.

National accounting : Ulusal muhasebe. Milli muhasebe. Gayrisafi milli hasıla hesaplama yöntemleri (ekonomi).

 

National accounts : Milli muhasebe. Milli gelir hesapları. Bir ekonomide çeşitli kesimlerin başarımını ölçmede kullanılan gayrisafi milli hasıla, gayrisafi yurtiçi hasıla gibi istatistikler kümesi. Ulusal hesaplar.

National aeronautics and space administration : Abd ulusal havacılık ve uzay dairesi. Ulusal havacılık ve uzay kurumu. Abd uzay proğramları kurumu.

National airline company : Ulusal havayolu şirketi. Bir ülkenin resmi havayolu.

National asset : Ulusal varlık. Bir ülkenin satılamaz varlığı. Bir ülkeye ait ve sabit değeri olan varlık.

National assembly : Millet meclisi. Ulusal meclis.

National assistance : Kamusal sosyal yardım. Kamu yardımı.

National bank : Abd'de hükümet tarafından kiralanan ticari banka. Banka yasalarına göre kurulan ve çalıştırılmakta olan banka. Merkez bankası. Milli banka. Ulusal banka. Devlet bankası.

National archive : Ulusa belgelik. Bir ülkenin kamusal ve yerel yönetimine ilişkin tüm belgelerinin genellikle mikrofilm/mikrofiş ortamı üzerinde saklanan kopyaları ile bunlara yeni belgelerin sürekli biçimde katılmasını ve aranan belgelere erişimi sağlayan donatım ve örgüt. Ulusal belgelik.

İngilizce National Türkçe anlamı, National eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak National ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Axled : Aksı olan. Akslı. Dingilli.

Fellow countrywoman : Memleketli. Hemşehri.

Countryman : Hemşeri. Ülke insanı. Hemşehri. Memleketli. Taşralı. Köylü.

Nationalities : Milliyet. Milliyetler.

Domestic : Yerli. Ev. Evine bağlı. Temizlikçi. Hizmetçi. Eve ait. Ehli. İç. Aile ile ilgili. Aile.

 

Access control entry : Erişim denetleme girişi. Erişim denetim girdisi.

Denizens : Sakin. Müdavim. Yerleşmiş yabancı sözcük. Oturma izni olan kimse. Bir yerin yerlisi veya orada yerleşik olan kimse. Oturma iznine sahip kimse. Ortama uyum sağlamış canlı. İkamet eden kimse.

Accent char : Vurgu karakteri.

Countrywomen : Köylü kadın. Vatandaş (kadın). Hemşehri. Taşralı kadın.

Abnormal end : Olağandışı sonlanma.

National synonyms : accent bar, absolute loader, fellow citizen, nationality, abort, citizen, vassals, man in the street, accelerator key, subject, denizen, access control, absolute device, compatriots, public, abort sequence, member of the public, citizens, access key, access mechanism, abstract syntax tree, countrymen, countrywoman, vassal, fellow countrymen, nationalistic, abbreviate, acception, natl, ac adapter, fellow countryman, tribe, nationals.

National zıt anlamlı kelimeler, National kelime anlamı

International : Enternasyonel. Enternasyonal. Beynelmilel. Milletlerarası. Arsıulusal. Devletlerarası. İnternasyonel. Uluslararası.

Foreign : Harici. Yabancı. Yurt dışı. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Dış. Yurtdışı. Yabancı madde. Ecnebi. Yabancılık.

Local : Bar. Banliyö treni. Gözlem yerine ya da gözlemcinin bulunduğu yere ilişkin. Yerel. Lokal tren. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Yerli. Bir odağa ilişkin, belli bir yerde oluşmuş, belli bir bölgede kalan, sınırları belli, fokal, lokal. Lokal. Odaksal.

National ingilizce tanımı, definition of National

National kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to a nation. As, a national government, language, dress, custom, calamity, etc. Public. Common to a whole people or race. General.