Navaid türkçesi Navaid nedir

  • Seyrüsefer sırasında yardımcı olan elektronik aygıt veya sistem.
  • Seyir yardımcısı.

Be unavailable for comment : Cevap vermeye müsait olmamak. Yoruma elverişli olmamak. Yorum yapmaya istekli olmamak.

Fcb unavailable : Fcb yok.

Feature unavailable : Özellik kullanılamıyor.

Link unavailable : Bağlantı bulunamadı.

Patch unavailable : Yama kullanılamıyor.

Unavailability : Emre amade olamama. Bulunmazlık. Başarılamazlık. Bulunamama. Erişilemezlik. Erişilemez olma durumu. Ulaşılamazlık. Elde edilememe. Ulaşılamaz olma durumu.

Unavailable : Mevcut değil. Kullanılamaz. Var olmayan. Bulunmayan. Müsait değil. Ulaşılmaz. Yok. Kullanılamıyor. Ulaşımı zor.

Navahos : Büyük çoğunluğu kuzey meksika ve arizona'da yaşayan kuzey amerika kızılderili kabilesi. Navaho kabilesinin dili (ayrıca navajo).

Unavailable choice : Kullanılamayan seçenek.

Unavailingly : Umutsuzca. Boşuna. Beyhude bir şekilde. Faydasız bir şekilde.

Sözcükler, direkt olarak Navaid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stay off : Yaklaşmamak. Uzak durmak.

Shirk : Kaçınmak. Dalga geçmek. Yan çizmek. Atlatmak. Kaytarmak. Ense yapmak. Atlatan kimse. İşten kaytarmak. Vazifeden kaçmak.

 

Parry : Karşı savut namlusunun bir saldırı ile yöneldiği doğrultuda, namlunun sert bölümü ve balçağı (çelgiliği) ile uygun bir biçimde yakalanması ve çelinmesi durumu. (dürtücü ve delici kılıçlarda sekiz, kesici kılıçta ise altı türde uygulanan biçimi vardır. bunların her biri bir sayı ile adlandırılmıştır: birinci çelgi, ikinci çelgi vb.). Bertaraf etmek (darbeyi). Çelgi. Kaçamak cevap vermek. Savuşturma. Eskrimde. Savuşturmak. Atlatmak. Bertaraf etme. Geçiştirmek.

Put off : Ertelemek. Oyalamak. Zorla indirmek. Bırakmak. Kurtulmak. Soğutmak. Çıkarmak (elbise). Canını sıkmak. İleriye almak. Kırmak (cesaret).

Elude : Sıyrılmak. Kaçmak. Tehlikeyi atlatmak. Paçasını kurtarmak. Kurtulmak. Atlatmak (takip edenleri veya bir tehlikeyi). -den kurtulmak. Kaçamak yapmak. Yakayı sıyırmak. Sakınmak.

Shy away from : İmtina etmek. Uzak durmak. Sakınmak. Çekinmek. Kaçınmak. Geri durmak. Kendini geri çekmek.

Get out : Duyulmak. Sakınmak. Defol. Kaçmak. Ayrılmak. Kaçırmak. (sorun) çözmek. Ağızdan dökülmek. (haber vb) duyulmak. (haber vb) dışarı sızmak.

Sidestep : Yana kaçmak. Yan çizme. Yana adım atmak. Ayak oyunları yapmak (boks). Yan çizmek. Yana kaçma. -den kaçınmak. Kaçmak. Sürüncemede bırakmak. Kaçınmak.

Miss : Kavramamak. Iska. Iska geçmek. Anlamamak. Özlemek. Gözden kaçırmak. Karavana. İsabet ettirememek. İsabet etmeme. Kaçırmak.

Duck : Başını eğerek savuşturmak. Kaytarmak. Dalmak. Ördek. Sıvışmak. Sesi kısmak. Eğilmek. Anatinae alt familyasından hemen hemen dünyanın tüm sulak bölgelerinde yaşayan perde ayaklı su kuşlarına verilen ad. Daldırıp çıkarmak.

 

Navaid synonyms : shrink from, dodge, skirt, navigational aid, get away, circumvent, shun, get off, go around, escape, keep off, eschew, get by, evade, fudge, get around, goldbrick, short circuit, fiddle, hedge, bypass.

Confront : Üstüne gitmek. Yüz yüze getirmek. Yüzleştirmek. Karşısına çıkmak. Karşı koymak. Zıt düşmek. Kötülemek. Karşılaştırmak. Yüz yüze gelmek. Karşı durmak.

Consume : Yakmak. Tüketim yapmak. Çürütmek. Harcamak. Ziyan etmek. Sarfetmek. İstihlak etmek. Yiyip bitirmek. Yanmak. Bitirmek.