Get out türkçesi Get out nedir

Get out ile ilgili cümleler

English: Ali can't wait to get out of prison.
Turkish: Ali hapisten çıkmayı bekleyemez.

English: Ali can't get out of his sleeping bag. The zipper is stuck.
Turkish: Ali uyku tulumundan çıkamıyor. Fermuar sıkışmış.

English: Ali didn't get out of bed until after noon.
Turkish: Ali öğleden sonrasına kadar yataktan çıkmadı.

English: Ali doesn't get out much.
Turkish: Ali çok çıkmaz.

English: Ali didn't want to get out of bed.
Turkish: Ali yataktan çıkmak istemedi.

Get out ingilizcede ne demek, Get out nerede nasıl kullanılır?

Get : Öldürmek. Etmek. Getirmek. İlgilenmek. Yapmak. Canına okumak. Bulmak. Duymak. Hale gelmek. Uymak.

Out : Kovmak. Meydana çıkmak. Nakavt etmek. Kendini belli etmek. Dışarı atmak. Dışarıda. Ortaya çıkmak. Dışarı. Yanmak. Bayılmak.

Get out a balance : Bilanço çıkarmak.

Get out of : Dışarı sızmak. Sakınmak. (bir yerden) çıkmak. Elde etmek. Kazanmak. Kurtulmak. Dışarı çıkartmak. Sıyrılmak. Bırakabilmek. Kaçınmak.

Get out of a scrape : Beladan kurtulmak. Yakayı kurtarmak. Yakasını kurtarmak.

 

Get out of control : Kontrolden çıkmak. Azıtmak. Ateş bacayı sarmak. Şirazesinden çıkmak. Gemi azıya almak. Kontrolü dışına çıkmak. Kontrol dışına çıkmak.

Get out of debt : Borçtan kurtulmak.

İngilizce Get out Türkçe anlamı, Get out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bleed off : Basınç. Boşaltmak. Boşaltma. Yük atmak. Yük atma. Basınç boşalmak. Gaz boşalmak.

Diffuses : Dağılmak. Gereksiz ayrıntılı. Dökmek. Yaymak. Nüfuz etmek. Neşretmek. Karıştırmak. Dağılma. Dağıtmak.

Beware of : Korunmak. Aman dikkat. Dikkat etmek. Dikkat. Kaçınmak. Çekinmek.

Sod off : Siktir git!. Siktirip gitmek. Bas git!.

Bleed : Boşaltmak (sıvı, gaz). Kan gelmek. Boyası akmak. Sızdırmak. Kan ağlamak. Kanamak. Kanını emmek. Akmak (boyası). Kan almak. Para sızdırmak.

Blow through : Çabucak bitirmek. Sıvışmak. Hızla harcamak.

Disembark : Gemiden karaya çıkmak. Bir ulaştırma aracından inmek. Karaya çıkarmak. Karaya çıkmak. Sayısı azalmak. Varmak. (gemiden) karaya çıkmak. Karaya ayak basmak. Fiyatı veya değeri düşmek.

Abstained : Sakınılan. Kaçınmak. Sakınan. İçkiden uzak durmak. Çekimser olmak.

Be cautious : Dikkatli ol. Dikkat etmek. Tedbirli olmak.

Fly about : Uçuşmak. Her yöne uçmak. Öteye beriye uçmak. Ortaya çıkmak. Uçmak. (haber vb) yayılmak.

Get out synonyms : apostatise, off with you, be rife, climbs, be wary of doing something, ascended, come about, circulates, get out of my sight, be heard, exude, abstains, climbed, beat a retreat, avoided, exudes, break out, be damaged, circulate, be felt, disembarks, bolts, avoids, transpired, arborizing, bow out of, dampen, be sold, be wary, blow, be suitable, depart, bolt.