Nephrocyte türkçesi Nephrocyte nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Nefrosit.
- Omurgasız hayvanların boşaltım hücresi.
Nephrocyte ingilizcede ne demek, Nephrocyte nerede nasıl kullanılır?
Nephrocystitis : Böbrek ve idrar torbası yangısı. Nefrosistit. Nefrosistitis.
Nephrocalcinosis : Nefrakalsinozis. Nefrokalsinoz. Böbrek dokusunda çok sayıda kireçlenme odaklarının meydana gelmesi. Böbreklerde kalsiyum çökeltisi bulunması (tıp veya medikal terimi). Nefrokalsinozis. Kanda kalsiyum düzeyinin aşırı düzeyde yükselmesi ve adenil siklazın inaktivasyonu sonucu tubulus bazal zarları ve epitelinde başlayan, daha sonra glomerulusları etkileyen böbrek kireçlenmesi, hiperkalsemik böbrek hasarı.
Nephrocardiac : Böbrek ve kalbe ait olan. Nefrokardiyak.
Nephrocele : Böbrek fıtığı (tıp veya medikal terimi). Nefrosel. Böbrek fıtığı.
Nephrocolic : Nefrokolik. Böbrek ve kalın bağırsağa ait olan. böbrek sancısı.
Nephrogenic : Nefrojenik. Böbrek dokusu yapan, böbrekte olan. Böbrek oluşumuyla ilgili. Böbrekle ilgili.
Nephroblastoma : Çoğunlukla genç hayvanlarda ve zaman zaman dölütlerde, embriyonel doku elemanlarından veya böbrek displazi odaklarında köken alan, çabuk gelişen, kötücül, epiteliyal doku dışında, düz ve çizgili kaslar, kıkırdak, kemik ve yağ dokusu içeren böbrek tümörü, böbrek adenosarkomu, embriyonel adenosarkom, embriyonel nefroblastom, embriyonel nefrom, wilms tümörü. Nefroblastom. Bir böbrek tümörü. Wilms tümörü.
Nephrography : Nefrografi. Toplardamar içerisine kontrast madde enjeksiyonundan sonra böbreklerin röntgen filminin alınması.
Nephrogenetic : Böbrek dokusunun içine doğru gelişen. Nefrojenetik.
Nephroblast : Nefroblast. Nefridyumu verecek olan embriyonik hücreler.
İngilizce Nephrocyte Türkçe anlamı, Nephrocyte eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Nephrocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler.
A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Nephrocyte synonyms : abambulacral area, a protein, a cell, acacia, abiotic environment, abacus bodies.

Bu kısımda Nephrocyte kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Nephrocyte ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Nephrocyte anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Nephrocyte ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.