Nepotic türkçesi Nepotic nedir

  • Akraba kayırma ile ilgili.
  • Akrabalara iltimas gösterme ile ilgili.

Nepotic ingilizcede ne demek, Nepotic nerede nasıl kullanılır?

Nepotism : Arkadaş kayırma. Nepotizm. Hısım akraba kayırıcılığı. Yakınlarını kayırma. Akrabayı kayırma. Yeterli ve yetenekli olup olmadıklarına bakmadan insanın yakınlarını kayırması; özellikle de belli orunlara getirmesi tutumu. Dayılık. Akrabalara ve yakın arkadaşlara yapılan iltimas. Adam kayırma.

Nepotisms : Dayılık. Akrabalara ve yakın arkadaşlara yapılan iltimas. Yakınlarını kayırma. Nepotizm. Ayrıcalık. Akrabaya ayrıcalık yapma. Arkadaş kayırma. Akrabayı kayırma. Dayıcılık. Adam kayırma.

Nepotist : Akrabasını kayıran kimse. Akraba ve yakın arkadaşlarını kayıran.

Nepotistic : Aile üyelerine iltimas gösteren (özellikle işletme veya güvenceye alma işlerinde). Akraba ve yakın arkadaşları kayırma ile ilgili.

Nepotistical : Akraba kayırma ile ilgili. Aile üyelerine iltimas gösteren (özellikle işletme veya güvenceye alma işlerinde).

Nepotistically : Akraba kayırımı yaparak. Akrabalara iltimas göstererek. Akraba kayırma ile ilgili olarak.

Nepali : Nepalce. Nepal dili. Nepal yerlisi veya vatandaşı. Nepal´e özgü. Nepalli. Nepal.

Nep : Nope. Nep (yeni ekonomi politikası veya sscb). Neps.

 

Nepa : Su akrepleri.

Nepalese : Nepalli. Nepal ülkesi halkı veya kültürüne ait veya ilgili (güney asya'da bir ülke). Nepal. Nepal'e özgü.

İngilizce Nepotic Türkçe anlamı, Nepotic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nepotic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alien : Yabancı kelime. Yaratık. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Başka bir ülkeye ait. Yabancı uyruklu kimse. Ters. Karşıt. Yabancı. Uzaylı. Zıt.

Dirty : Ahlaksız. Açık saçık. İğrenç. Kirletmek. Rezil. Pislemek. Kirli. Aşağılık. Terbiyesiz. Lekelemek.

Foreign : Ecnebi. Yabancılık. Yabancı madde. Yurtdışı. Harici. Dış. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Yabancı. Yurt dışı.

Infected : İltihaplı. Bozulmuş. Lekelenmiş. Bulaşmış. Kusurlanmış. Enfekte. Hastalığa neden olan mikroplardan veya hastalıktan etkilenmiş. Etkilenmiş. Enfekte olan. Enfekte olmuş.

Unhealthful : Besleyici olmayan. Zararlı. Sağlığa yararlı değil. Sağlıksız. Sağlığa zararlı.

Abscessed : Apse olmuş. Apse olan. İrin birikimi ve inflamasyon ile karakterize (pataloji). Apseli.

Pussy : Kuku. Kab. Kadın. Kedi. Pisi. Amcık. Pişik. Vajina. Am. Korkak.

Pestiferous : Bulaşkan. Baş belası. Başkalarına sıkıntı veren. Hastalık taşıyan. Bulaşıcı hastalık yayan. Hastalık nakleden. Bulaşıcı. İğrenç.

Infectious : Enfeksiyöz at anemisi. Başkalarına kolay geçen (neşe). Sari. Bir canlıdan diğer bir canlıya kolayca geçebilen, bulaşıcı. enfeksiyon yapan, bulaşıcı hastalık meydana getirici. Enfeksiyonun neden olduğu, enfeksiyon yapan, enfeksiyöz hastalık oluşturucu, infeksiyöz. Atların bulaşıcı anemisi. İntani. Bulaşıcı. Geçici.

 

Strange : Yabansı. Acayip. Garip. Yad. Çekingen. İşe yabancı. Yeni. Tuhaf. Acayiplik. Acemi.

Nepotic synonyms : contaminative, germy, septicemic, infective, purulent, putrefacient, putrefactive.

Nepotic zıt anlamlı kelimeler, Nepotic kelime anlamı

Healthful : Sağlık için faydalı. Sağlıklı. Sıhhatli. Sıhhi. Sağlığa yararlı. Şifa verici. Hasiyetli. Yararlı.

Antiseptic : Arıtkan. Antiseptik. Artıkan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vücudun çeşitli kısımlarını mikroplardan arındırmak için kullanılan kimyasal madde. Mikropların üremesini engelleyen veya onları öldüren. Mikropsuz.

Germfree : Steril. Mikropsuz. Bakterisiz. Sterilize edilmiş. Virüs olmayan.

Nepotic antonyms : native.

Nepotic ingilizce tanımı, definition of Nepotic

Nepotic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to nepotism.