Neurotoxin türkçesi Neurotoxin nedir

  • Nömrotoksin.
  • Nörotoksin.
  • Nörotoxin.
  • Sinir dokusuna zarar veren toksin.
  • Sinir sisteminin görevini bozan herhangi bir zehir.
  • Nerotoksin.
  • Sinir hücrelerine zarar veren madde.
  • Sinir zehiri.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Neurotoxin ingilizcede ne demek, Neurotoxin nerede nasıl kullanılır?

Neurotoxic : Nörotoksik. Sinir dokusu için zehirli olan. Sinir üzerinde zehir etkisi yapan.

Neurotoxicity : Nörotoksisite. Sinir dokusu için zehirli olma.

Permeanent neurotoxic effect : Amfetamin ve metilamfetamin gibi bazı ilaçların yüksek dozda uzun süreli verilmesi sonucu yaptığı, striatal dopaminerjik sinir uçlarıyla hipokampus, amigdala, serebral korteks ve sıtriatumdaki seratonerjik sinir uçlarını tahrip etmesiyle oluşan etki. Kalıcı nörotoksik etki.

Neurotoxoplasmosis : Özellikle bağışıklık yetmezliği olan bireylerde toxoplasma gondii adlı protozoonun neden olduğu beyin enfeksiyonu. enfeksiyon beyinde yaygın olarak yayılım gösterebildiği gibi, belirgin apseler oluşturur. enfekte bireylerde nöbetler, değişen mentalite, baş ağrısı, fokal nörolojik bozukluklar ve intrakranyal hipertansiyon gibi klinik belirtiler görülmektedir. Serebral toksoplasmozis.

Neurotome : Nörotom.

Neurotic character : Nevrotik kişilik. Sinirceli karakter. Toplumun koyduğu ve benimsediği kurallar ile yöntemlere aldırmaksızın içtepilerine göre davranma eğilimi gösteren kişilik.

 

Neurotherapy : Nevroterapi. Psikoterapi. Nöroterapi.

Neurotic person : Duygusal olarak dengesiz olan kimse. Nevrotik kimse. Akli veya duygusal bozukluğu olan kimse.

Neurotic pride : Nevrotik gurur.

Neurotheraphy : Sinir tedavisi.

İngilizce Neurotoxin Türkçe anlamı, Neurotoxin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neurotoxin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Saxitoxin : Saksitoksin.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Toxin : Bitki, hayvan ya da mikroorganizmalardan çıkarılan fitotoksin, zootoksin, mikotoksin gibi herhangi bir zehir. Zehir. Toksin. Bitki, mantar veya bakterilerce üretilen veya insan eliyle üretilen, normal hücre işlevlerine etki veya onları engelleyen herhangi bir kimyasal madde, toksin. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ağı. Ağu. Zehirli madde.

Neurotoxin synonyms : domoic acid, neurolysin, kokoi venom, botulinum toxin, a cells, abramis zone, abiotic factor, acacia, tetrodotoxin, a protein, abacus bodies, abambulacral area, neurotaxin, aardvarks.