Niggle türkçesi Niggle nedir
- Kılı kırk yarmak.
- Fazla titiz olmak.
- Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.
- İnce eleyip sık dokumak.
- Gereksiz ayrıntılarla uğraşmak.
- Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak.
- Detayları çok önemsemek.
- Gereksiz ayrıntılarla vakit geçirmek.
- Ufak tefek kusurlar üstünde durmak.
- Üzerinde durmak.
- Önemsiz yere tenkit.
Niggle ile ilgili cümleler
English: Your essay was not bad but I have a few minor niggles.
Turkish: Denemen kötü değildi ama birkaç önemsiz ayrıntım var.
Niggle ingilizcede ne demek, Niggle nerede nasıl kullanılır?
Niggled : Üzerinde durmak. Gereksiz ayrıntılarla vakit geçirmek. Detayları çok önemsemek. Kılı kırk yarmak. Ufak tefek kusurlar üstünde durmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Önemsiz yere tenkit. Gereksiz ayrıntılarla uğraşmak. İnce eleyip sık dokumak.
Niggler : Önemsiz şeyler üzerinde duran kimse. Ufak tefek kusurlar üstünde duran. Ufak tefek şeyli önemseyen kimse. Önemsiz yere tenkit eden. Önemsiz konular ile ilgili çok hakçı olan kimse. Gereksiz ayrıntılarla uğraşan kimse.
Nigglers : Gereksiz ayrıntılarla uğraşan kimse. Ufak tefek şeyli önemseyen kimse. Önemsiz şeyler üzerinde duran kimse. Önemsiz konular ile ilgili çok hakçı olan kimse. Önemsiz yere tenkit eden. Ufak tefek kusurlar üstünde duran.
Niggles : Gereksiz ayrıntılarla vakit geçirmek. Üzerinde durmak. İnce eleyip sık dokumak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Detayları çok önemsemek. Önemsiz yere tenkit. Ufak tefek kusurlar üstünde durmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Kılı kırk yarmak. Gereksiz ayrıntılarla uğraşmak.
Niggling : Üzerinde durma. Kılı kırk yaran. Çok önemsiz. Ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran iş. Ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran (iş). Detaycı. Aşırı titiz. Titiz. İnsanın kafasını hep kurcalayan. Titizlenme.
Niggardness : Cimrilik.
Niggardliness : Cimrilik. Hasislik.
Nigglings : Detaycı. Ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran iş. Titizlenme. Aşırı titiz. Titiz. Aşırı titizlenme. Üzerinde durma. İnsanın kafasını hep kurcalayan. Çok önemsiz. Ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran (iş).
Niggardly : Pintice. Çok az. Değerinin çok altında. Cimri. Değersiz. Küçük. Pinti. Eli sıkı. Azıcık. Cimrice.
Nigger : Işık kaynağının önüne getirilerek görünçlüğe düşecek ışık niceliğini düzenleyen, ışığın alıcıya doğrudan doğruya ulaşmasını önleyen ya da özel aydınlatma etkileri sağlayan saydamsız yüzey. Zenci. Zenci (kötü). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık örtüsü. Zenci (aşağılayıcı).
İngilizce Niggle Türkçe anlamı, Niggle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Niggle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accentuated : Vurgulanmış. Vurgulamak. Üzerinde durulan. Vurgulanan. Vurgulu okumak. Üzerinde durulmuş.
Flap : Kanat çırpmak (kuş). Saçmalamak. Sinirlenmek. Sallamak. Katlamak. Telaşlanmak. Kanat çırpmak. Çırpmak (kuş kanatlarını). Savurmak. Rüzgarda dalgalanmak.
Discoursing : Karşılıklı konuşma. Konuşmak. Söylev vermek. İşlemek. Bahsetmek. Mükaleme. Muhavere.
Argue : Karşı gelmek. İkna etmek. İleri sürmek. -e belirti olmak. Göstergesi olmak. Tartışmak. Görüşmek. Becelleşmek. Münakaşa etmek. Kandırmak.
Quibble : Kelime oyunu yapmak. Gerçek sorundan uzaklaşıp küçük şeylerle tartışma. Önemsiz konular üzerinde tartışmak. Boşyere tartışmak. Lafı çevirmek. Kaçamaklı konuşmak. Lafı çevirme. Gargaraya getirmek.
Fence : Doğru yanıt vermekten kaçınmak. Eskrim sporu yapmak. Kaçamak cevap vermek. Eskrim yapmak. Çalınmış eşya alıp satan adam. Baştan savma yanıt vermek. Çalıntı mal satmak. Kaçamaklı konuşmak. Parmaklık. Çit ile çevirmek.
Scruple : Tereddüt (vicdanın elvermemesinden ileri gelen). Vicdanı elvermemek. Endişe. Vicdanı el vermemek. Eczacı tartı birimi. Şüphe. Kaçınmak. Bilinç. Ahlak ilkesi. Tereddüt etmek.
Deliberate : Tasarlanmış. Dikkatli. Danışmak. Tartmak. Kasti. Ağır. Tedbirli. Temkinli. Emin.
Pother : Telaş. Dert. Şamata. Başını ağrıtmak. Gürültü. Toz bulutu. Karışıklık. Üzmek. Gürültü etmek. Curcuna.
Fret : Kendi kendini yemek. Kemirmek. Yıpratmak. Endişelendirmek. Perde demiri. Üzmek. Çalkalanmak. Söylenmek. Perde. Yenmek.
Niggle synonyms : discourse, squabble, nitpicks, discoursed, niggles, nitpicked, niggled, debate, dwell on, take pains, bring out, brabble, refines, elaborate, worry, strain a gnat, bicker, accent, wiredraw, accentuating, accentuates, accenting, accentuate, refine, contend, discourses, pettifog, split hairs, fuss, brought out, quibbled, quibbles, nitpick.
Niggle ingilizce tanımı, definition of Niggle
Niggle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To mock. To trifle with. To deceive. To move about restlessly or without result. To fidget. To use, spend, or do in a petty or trifling manner. To trifle or play.

Bu kısımda Niggle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Niggle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Niggle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Niggle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.