Nigglers türkçesi Nigglers nedir

  • Önemsiz şeyler üzerinde duran kimse.
  • Ufak tefek şeyli önemseyen kimse.
  • Ufak tefek kusurlar üstünde duran.
  • Önemsiz yere tenkit eden.
  • Önemsiz konular ile ilgili çok hakçı olan kimse.
  • Gereksiz ayrıntılarla uğraşan kimse.

Nigglers ingilizcede ne demek, Nigglers nerede nasıl kullanılır?

Niggler : Ufak tefek şeyli önemseyen kimse. Önemsiz şeyler üzerinde duran kimse. Önemsiz yere tenkit eden. Gereksiz ayrıntılarla uğraşan kimse. Önemsiz konular ile ilgili çok hakçı olan kimse. Ufak tefek kusurlar üstünde duran.

Niggle : Önemsiz yere tenkit. Üzerinde durmak. Gereksiz ayrıntılarla vakit geçirmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Gereksiz ayrıntılarla uğraşmak. İnce eleyip sık dokumak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Detayları çok önemsemek. Ufak tefek kusurlar üstünde durmak. Fazla titiz olmak.

Niggled : Önemsiz yere tenkit. İnce eleyip sık dokumak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Detayları çok önemsemek. Üzerinde durmak. Gereksiz ayrıntılarla uğraşmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Kılı kırk yarmak. Ufak tefek kusurlar üstünde durmak. Gereksiz ayrıntılarla vakit geçirmek.

Niggles : Ufak tefek kusurlar üstünde durmak. Kılı kırk yarmak. İnce eleyip sık dokumak. Gereksiz ayrıntılarla vakit geçirmek. Önemsiz yere tenkit. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Gereksiz ayrıntılarla uğraşmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Detayları çok önemsemek. Üzerinde durmak.

 

Niggling : İnsanın kafasını hep kurcalayan. Ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran iş. Ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran (iş). Aşırı titiz. Aşırı titizlenme. Üzerinde durma. Detaycı. Titiz. Kılı kırk yaran. Titizlenme.

Nigger in the woodpile : Çapanoğlu. Bityeniği. İşin zor tarafı.

Nigglingly : Aşırı detaycı bir şekilde. Aşırı titiz bir şekilde. Çok önemsiz olarak. Gereksiz ayrıntılarla uğraşarak.

Nigger : Işık örtüsü. Zenci (kötü). Zenci. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık kaynağının önüne getirilerek görünçlüğe düşecek ışık niceliğini düzenleyen, ışığın alıcıya doğrudan doğruya ulaşmasını önleyen ya da özel aydınlatma etkileri sağlayan saydamsız yüzey. Zenci (aşağılayıcı).

Niggardliness : Hasislik. Cimrilik.

Niggardness : Cimrilik.

İngilizce Nigglers Türkçe anlamı, Nigglers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nigglers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Larva : Sürve. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birçok zoolojik grupta görülen ilk gelişim evresi. ergin karakterlerini kazanmadan önceki genç hayvan. tam başkalaşım gösteren böceklerde yumurtadan çıkan ve pupa evresine girmemiş kanatsız, genel olarak kurt biçimindeki evre. böceklerin, solucanların ve öteki metamorfoza sahip türlerin yaşam sikluslarında yumurtadan sonraki solucan veya kurt benzeri evre. helmint ve eklem bacaklıların fertil olmayan gelişim evresi, kurtçuk. Sürfe. Tırtıl. Ergin karakterlerini kazanmadan önceki genç hayvan. tüm başkalaşım gösteren böceklerde yumurtadan çıkan ve pupa evresine girmemiş olan kanatsız, genel olarak kurt biçimindeki evre. tırtıl, kurtçuk. Kurtçuk. Larva.

 

Nightwalker : Olta solucanı. Gece sokaklarda müşteri arayan orospu. Yersolucanı. Soyguncu. Haydut. Geceleri etrafı kolaçan eden kimse (özelikle kötü niyetle). Solucan.

Fishing worm : Balık yemi. Olta solucanı. Solucan. Yersolucanı.

Red worm : Solucan. Yersolucanı. Olta solucanı. Erginleri, at, eşek ve katırların kalın bağırsaklarında, kurtçukları yine bu konakçıların kan damarlarında asalaklanarak, kızılkurt sancısına yol açan, en çok 25 mm. uzunluğunda ipliksolucan. Kızılkurt. Kızılsolucan.

Dew worm : Olta solucanı. Solucan. Yersolucanı.

Wriggler : Herşeyden sıyrılan kimse. Her şeyden sıyrılan kimse. Sinek lavrası. Kurtçuk. Kurtçuk (sinek). Kıvranan şey.

Nightcrawler : Geceleri çıkan solucan. Solucan. Yersolucanı. Toprak solucanı. Olta solucanı. Yer solucanı.

Crawler : Tırtıl zincirli makine. Sürünen. Tırtıl. Palet. Olta solucanı. Paletli araç. Krol yüzücü. Böcek. Bebek tulumu.

Earthworm : Yer solucanı. Toprak solucanı. Nemli yerleri seven, toprağı havalandırarak tarım için elverişli bir duruma sokan, bu arada çeşitli asalak kurtların arakonakçılığını da yapabilen halkalı solucanlar türü. Yersolucanı. Solucan. Olta solucanı. Kıllı ayaklılar (chaetopoda) sınıfının, solucanlar (oligochaeta) takımından, 30 cm kadar uzunlukta, her bölütünde sekiz adet kıl bulunan, tarla ve bahçelerde toprak içinde yaşayan bir halkalı solucan türü.

Angleworm : Yersolucanı. Solucan. Olta solucanı.

Nigglers synonyms : oligochaete, class oligochaeta, culicidae, fishworm, family culicidae, oligochaete worm, oligochaeta.