Earthworm türkçesi Earthworm nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Solucan.
  • Nemli yerleri seven, toprağı havalandırarak tarım için elverişli bir duruma sokan, bu arada çeşitli asalak kurtların arakonakçılığını da yapabilen halkalı solucanlar türü.
  • Kıllı ayaklılar (chaetopoda) sınıfının, solucanlar (oligochaeta) takımından, 30 cm kadar uzunlukta, her bölütünde sekiz adet kıl bulunan, tarla ve bahçelerde toprak içinde yaşayan bir halkalı solucan türü.
  • Yersolucanı.
  • Olta solucanı.
  • Toprak solucanı.
  • Yer solucanı.

Earthworm ile ilgili cümleler

English: The earthworm is a gardener's best friend.
Turkish: Bir solucan bir çiftçinin en iyi dostudur.

English: Earthworms are a gardener's best friends.
Turkish: Solucanlar bir çiftçinin en iyi arkadaşıdır.

English: Tom said that he'd give me thirty dollars if I ate an earthworm.
Turkish: Tom, bir solucan yediğim takdirde bana otuz dolar vereceğini söyledi.

Earthworm ingilizcede ne demek, Earthworm nerede nasıl kullanılır?

Earthworms : Halkalı solucanlar (annelida) dalının, kıllı ayaklılar (chaetopoda) sınıfından, vücutları uzun ve birbirine benzeyen bölütlerden yapılmış, deri çukurlarından kitin kıllar çıkan, eşeysel olgunlaşma sırasında üreme açıklıkları çevresinde semer (klitellum) denen bezli ve şişkin bir bölge oluşan, hepsi er dişi, yenilenme yetenekleri çok yüksek, nemli topraklarda ya da sularda yaşayan türleri olan bir takım. yer solucanı (lumbriccus terrestris), tubifeks (tubifex) iyi bilinirler. Solucanlar. Halkalı solucanlar (annelida) dalının, kıllı ayaklılar (chaetopoda) sınıfından, vücutları uzun ve birbirine benzeyen bölütlerden yapılmış, deri çukurlarında kitin kıllar çıkan, eşeysel olgunlaşma sırasında üreme açıklıkları çevresinde semer (klitellum) denen bezli ve şişkin bir bölge oluşan, hepsi er dişi, yenilenme yetenekleri çok yüksek olan, nemli topraklarda veya sularda yaşayan türleri olan bir takım. Toprak solucanı. Solucan. Yer solucanları. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Halkalı solucanlar (annelida) dalının, kıllı ayaklılar (chaetopoda) sınıfından, vücutları uzun ve birbirine benzeyen bölütlerden yapılmış, deri çukurlarında kitin kıllar çıkan, eşeysel olgunlaşma sırasında üreme açıklıkları çevresinde semer (klitellum) denen bezli ve şişkin bir bölge oluşan, hepsi er dişi, yenilenme yetenekleri çok yüksek olan, nemli topraklarda veya sularda yaşayan türleri olan bir takım. bu takımda yer solucanı (lumbriccus terrestris) ve tubifeks (tubifex) iyi bilinirler.

 

Earthwork : Toprak hafriyatı. Hafriyat. Toprak çalışmaları. Toprak tabyası. Toprak tahkimatı. Siper. Toprak set. Toprak işi.

Earthworks : Toprak hafriyatı. Hafriyat.

Earthward : Dünyaya doğru.

Earthwards : Dünyaya doğru. Dünya yönüne doğru. Dünya yönünde.

Earth creep : Toprak kayması.

Earth antenna : Toprak anteni. Gömülü anten.

Earth bound : Katı bir şekilde toprağa bağlı. Sadece dünyevi şeylerle ilgili olan. Maddi. Bir araziye veya dünya yüzeyine indirgenmiş olan.

 

Earth circuit : Toprak devresi.

Earth born : Dünyevi. Fani. İnsani.

İngilizce Earthworm Türkçe anlamı, Earthworm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Earthworm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Lumbricus : Lumbrikus.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Crawler : Müşteri bulmak için yavaş ilerleyen taksi. Bebek tulumu. Sürünen. Krol yüzücü. Tırtıl. Yaltakçı. Sümüklüböcek. Tırtıl zincirli taşıt. Yağcı.

Acacia : Akasya sakızı. Arap zamkı. Salkım ağacı. Mimoza. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Aardvark : Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yer domuzu.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Earthworm synonyms : oligochaete, oligochaete worm, fishworm, oligochaeta, class oligochaeta, flatworm, abacus bodies, angleworms, a site, flatworms, brandling, nightwalker, fishing worm, a protein, nightcrawler, angleworm, red worm, aardwolf, earthworms, dew worm, tenia, a cell, taenia, abiotic factor, abo blood groups system, aardvarks, wigglers, nightwalkers, nightcrawlers, wiggler, crawlers.

Earthworm ingilizce tanımı, definition of Earthworm

Earthworm kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any worm of the genus Lumbricus and allied genera, found in damp soil. One of the largest and most abundant species in Europe and America is L. terrestris. Called also angleworm and dewworm. Many others are known.