No go türkçesi No go nedir

No go ile ilgili cümleler

English: As far as I know, there are no good books on the theory.
Turkish: Bildiğim kadarıyla, teoride iyi kitaplar yok.

English: He is always up to no good.
Turkish: O, her zaman bir fırıldak çevirir.

English: Do you really think it's no good?
Turkish: Onun iyi olmadığını gerçekten düşünüyor musun?

English: Ali knows that's no good.
Turkish: Ali onun iyi olmadığını biliyor.

English: Ali is no good for you.
Turkish: Ali sizin için iyi değil.

No go ingilizcede ne demek, No go nerede nasıl kullanılır?

No : Sahne çerçevesinin iç yüzünde, yukarıda, sağ ve sol yanlardaki dizi ışıtaçların tümü. Red. Olumsuz oy veren kimse. Olumsuz karar. Değil. Ret. Numara. Olmaz. Hiç. Olumsuz oy.

Go : Hareket etmek. Bahse girmek. İş görmek. Uymak. Girmek. Geçmek. Koyulmak. Ayrılmak. Kaybolmak. Götürmek.

No go area : Yetkili olmayanların girmelerinin yasak olduğu alan.

No good : Alçak. Faydasız. Serseri. Aşağılık. İşe yaramaz. Hayırsız. Yararsız. Aşağılık kimse. Boşuna.

No good take : Günlük çekimler arasından asıl filmde kullanılmaya yeterli görülmeyen başarısız çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kötü çekim.

There is no good without evil : Kötülük olmadan iyilik olmaz. Yinsiz yang olmaz. Karanlık olmadan aydınlık olmaz. Karanlığı olmayan aydınlık yoktur.

 

Up to no good : Hayırsız. Faydasız. Kötü niyetli. Kötü ya da yanlış bir şey yapma. İyilik beklenmez. Bir şeyi kötü yapmak ya da planlamak. Niyeti kötü.

İngilizce No go Türkçe anlamı, No go eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak No go ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The impossible : Mümkün olmayan. Çekilmez. Olamaz. Mümkün olmayan şey. Olmayacak. Gerçekleşmesi mümkün olmayan şey. Kabil olmayan. Olmaz.

Impossible : Güç. Olmaz. Olmayacak. Katlanılmaz. Olamaz. Kabil olmayan. Dayanılmaz. Mümkün olmayan. Çekilmez.

Gainless : Kazançsız. Yararsız. Karsız.

Unthinkable : Akla hayale sığmaz. Düşünmesi bile hoş olmayan. Düşünülemez. Düşünülmez. İnanılmaz. Akla gelmedik. Akla gelmez.

The unthinkable : Akla gelmedik. Düşünmesi bile hoş olmayan. Düşünülmez. Akla gelmez. İnanılmaz. Düşünülemez. En kötü şey. Akla hayale sığmaz.

Absurds : Saçma. Mantıksız. Abes. Gülünç. Uyumsuz. İpe sapa gelmez. Abzürd. Anlamsız. Manasız.

Abortively : Zamanından önce. Eksik olarak. Başarısız bir şekilde. Verimsiz bir şekilde. Başarısızlıkla. Sonuçsuz olarak.

Bootlessly : Boş yere sonuçsuz olarak. Boş yere. Faydasız bir şekilde. Kar sağlamayan bir şekilde. Nafile. Yarar üretmeyen bir şekilde.

Absurd : Muhal. Mantıksız. Akılsızca. Abes. Abzürd. Gülünç. Maskaralık. İpe sapa gelmez. Saçma.

Unable : İktidarsız. Liyakatsiz. Gücü yetmez. Elinden gelmez. Yapamayacak durumda. Yapamaz. Yapamıyacak durumda. Aciz.

 

No go synonyms : barren, nugatory, out of the question, of no use, no good, nogo, fabulous, for nothing, no end, futile, unfeasible, empty, inconceivable, no dice, the absurd, abortive, in vain, imposible, unpracticable, infeasible, frantic, emptiest, inefficacious, ineffectual, good for nothing, ineffective, chimerical, fondly, undoable, frustrating, fruitless, emptier, hopeless.