No good türkçesi No good nedir

No good ile ilgili cümleler

English: I'm just no good at this.
Turkish: Sadece bunda iyi değilim.

English: As far as I know, there are no good books on the theory.
Turkish: Bildiğim kadarıyla, teoride iyi kitaplar yok.

English: He refused my offer for no good reason.
Turkish: O iyi bir neden olmadan teklifimi reddetti.

English: I'm no good at dancing.
Turkish: Dans etmede iyi değilim.

English: Ali is no good for you.
Turkish: Ali sizin için iyi değil.

No good ingilizcede ne demek, No good nerede nasıl kullanılır?

No : Artık değil. Hiç. Olumsuz oy veren kimse. Hiçbir. Çerçeve dizi ışıkları. Olumsuz karar. Aleyhte oy. Ret. Gereksiz. Değil.

Good : Yararlı. Sağlığa yararlı. Güzel. İyi. Emin. Uslu. Doğruluk. Yarar. Dolu dolu. Hayırlı.

No good take : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kötü çekim. Günlük çekimler arasından asıl filmde kullanılmaya yeterli görülmeyen başarısız çekim.

There is no good without evil : Karanlığı olmayan aydınlık yoktur. Yinsiz yang olmaz. Karanlık olmadan aydınlık olmaz. Kötülük olmadan iyilik olmaz.

Up to no good : Hayırsız. Kötü niyetli. İyilik beklenmez. Bir şeyi kötü yapmak ya da planlamak. Faydasız. Kötü ya da yanlış bir şey yapma. Niyeti kötü.

 

No absorbable sutures materials : Sentetik veya doğal olan ve vücut tarafından emilmeyen dikiş malzemesi, absorbe olmayan dikiş materyali. Emilemeyen dikiş malzemesi.

No absorbable sutures material : Emilemeyen dikiş malzemesi. Absorbe olmayan dikiş materyali.

İngilizce No good Türkçe anlamı, No good eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak No good ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bounders : Sütü bozuk adam. Sınır işaretleri.

Invaliding : Hasta. Boş. Harp malulü. Hastalıklı. Geçersiz. Çürüğe çıkarmak. Yatalak. Hükümsüz.

Contemptible : Alçakça. Rezil. Adi. Hor.

Good for nothing : Hiçbir şeye yaramaz. Mendebur. İşe yarama. Haylaz. Boktan. Yaramaz.

Caitiff : Alçak adam. Korkak. Bayağı. Alçak kimse.

Louses : İşe yaramaz adam. Kehle. Bit. Pire.

Despicable : Rezil. Küçümsenen. Hakir. Adi. Namert. Değersiz. Deni.

No end : Sonu gelmeyen. Sayısız. Sınır tanımayan. Pek çok. Sonsuz. Ucu bucağı olmayan. Sınırı olmayan. Büyük. Boş yere.

Errant : Hatalı. Maceraperest. Başıboş dolaşan. Maceracı. Yanlış. Vefasız. Ayak işi.

Blackguard : İt. Alçak herif. Terbiyesiz. Hain. Rezil. Sövüp saymak. Hergele. Küfürbaz. Edepsiz kimse.

No good synonyms : a bad lot, currish, scapegrace, bootlessly, dastard, atrocious, for nothing, cheesy, cad, baseness, classless, derisible, down and out, otiose, caitiffs, pointless, invalids, beggarliness, dastardly, inexpedient, abortively, sads, emptier, despicableness, dawdler, empty, barren, dastards, bounder, dawdlers, jerk, in vain, dirtiest.