Non conditioned reflex türkçesi Non conditioned reflex nedir

  • Canlı örgenlikte doğuştan bulunan, herhangi bir koşullandırma sürecinin başında doğal uyaranlar aracılığıyla ortaya çıkan, görece durağan yaşam koşullarına örgenliğin uyumunu sağlıyan ve bir türün bütün bireylerinde ortak olan tepke biçimi.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Koşulsuz tepke.

Non conditioned reflex ingilizcede ne demek, Non conditioned reflex nerede nasıl kullanılır?

Non : Karşıtı. Siz. Olmayan. Gayri.

Conditioned : Uygun bir duruma getirilmiş. Bütünlemeli. Uygun durumda. Uygun durumlu. Şartlı. Alışmış. Şarta bağlı. Koşullu. Alıştırılmış. İyi durumda.

Reflex : Akis. Tepke. Bir uyartıya verilen cevap. alınan uyartı sonucunda meydana gelen impulsa, beyne iletilmeksizin verilen cevap. yansı. Bir uyarana karşı gösterilen istenç dışı kalıpsal tepki. Refleks. Yansıma. Tepki. İstemsiz hareket. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlı örgenliğin bir uyarıma karşı gösterdiği tepki.

Conditioned reflex : Koşullu reflex. Canlı örgenliğin belli uyarımlara karşı göstermek üzere yaşam süreci içinde kazandığı ve beyin korteksinde geçici bağlantıların oluşmasıyla gelişen tepke biçimi. Şartlanma ile oluşan ve genellikle doğal olmayan bir uyarı ile görülen refleks. Şartlı refleks. Biyoloji, sosyoloji alanlarında kullanılır. Koşullu tepke.

 

İngilizce Non conditioned reflex Türkçe anlamı, Non conditioned reflex eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Non conditioned reflex ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agnation : Akrabalık (baba taraf.). Soydaşlık. Akrabalık. Hısımlık. Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba tarafından). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi.

Alienation : Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Yabancılaştırma. Ötekileştirme. Devir. Uzaklaşma. Aliyenasyon. Aralarını açma. Soğutma. Devretme.

Achievement motive : Başarı güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarma güdüsü.

Abilities : Kabiliyet. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenek. Yeterlik. Güç. Beceri. İktidar. Yetenekler.

Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.

 

Affection : Muhabbet. Duygulanım. Meyil. Hastalık. Sevgi. Duygusal yakınlık. Düşkünlük. Etkileme. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Eğilim.

Aesthetic : Bedii. Estetik. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Güzelduyu.

Acclimatation : Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci. İklimuyum.

Adaptive behavior : Uyumlayıcı davranış. Adaptif davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyarlamacı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumcu davranış.

Acculturation : Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürlenme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürel etkileşim. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürleşme. Kültürel uyum.

Non conditioned reflex synonyms : all round development of individual, age group, adjustment in marriage, aesthetical ideal, age distribution, agression.