Normative economics türkçesi Normative economics nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Olanlarla değil olması gerekenlerle ilgilenen ekonomi alanı.
- Normatif ekonomi.
- Ekonomide belirlenen hedeflere, değer yargılarını da içeren iktisadi çözümlemelerle ulaşılması gerektiğini savunan iktisadi yaklaşım. krş. pozitif iktisat.
- Normatif iktisat.
Normative economics ingilizcede ne demek, Normative economics nerede nasıl kullanılır?
Normative : Normatif. Normal. Örneğe ait. Kuralcı. Düzgüsel. Örnek oluşturan. Düzgülü.
Economics : Tutumbilim. Ekonomi (bilimi). İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ekonomi. İktisat. Ülke ekonomisi. Mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı, tüketimi ve bölüşümüyle ilgili sosyal bir bilim dalı. sınırsız insan gereksinmelerinin karşılanmasında kıt kaynakların alternatif kullanımlar karşısında karar verme ve seçim yapma yollarını inceleyen sosyal bir bilim dalı. İktisat bilimi. Ekonomi bilimi. Toplumların üretim, değişim, bölüşüm, tüketim yapısını ve işleyişini inceleyen bilim dalı.
Normative thinking : Düzgüsel düşünce. Görgül olaylar ve aralarındaki ilişkilere ya da olgusal gidişe önceden konulmuş düşünce ilkelerine göre yaklaşan düşünce.
Normatively : Kabul edilir bir biçimde. Kuralsal bir şekilde. Standart veya örnek niteliğinde olan bir şekilde. Kabul edilir bir şekilde. Standart bir şekilde.
Normativeness : Bir standarda dayalı olma durumu. Kuralcılık.
Agricultural economics : Zirai iktisat. Tarımsal iktisat. Tarım iktisadı. Tarım ürünlerinin üretim, dağıtım ve pazarlaması ile tarımsal krediler, tarımsal desteklemeler ve tarımsal destekleme politikaları, tarımsal araştırma, geliştirme ve yayım gibi konuları inceleyen iktisadın alt dalı. Tarım ekonomisi. Zirai ekonomi. Tarımsal ekonomi.
İngilizce Normative economics Türkçe anlamı, Normative economics eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Normative economics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Normative economics synonyms : ability to pay principle, abnormal budget, a type mutual funds, a change in individual demand, a pass through certificate, a shift in supply.

Bu kısımda Normative economics kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Normative economics ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Normative economics anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Normative economics ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.