North türkçesi North nedir

  • Kuzeyden esen.
  • Gözerimi düzleminde doğu- batı doğrultusuna dik, kutupyıldızının bulunduğu yandaki yön, sol eli doğuya, sağ eli batıya uzanmış bir insanın arka yönü.
  • Kuzeyde.
  • Kuzey.
  • Yıldız.
  • Kuzeydeki.
  • Kuzeye.
  • Kuzey tarafta.
  • Kuzeyden gelen.
  • Kuzeye bakan.
  • Kuzeyinde.
  • Şimal.
  • Kuzeye doğru.
  • Uzay alanında kullanılır.

North ile ilgili cümleler

English: Amiens is north of Paris.
Turkish: Amiens Paris'in kuzeyi.

English: Algeria is a country in North Africa.
Turkish: Cezayir, Kuzey Afrika'da bir ülkedir.

English: Are there penguins living at the North Pole?
Turkish: Kuzey kutbunda yaşayan penguenler var mı?

English: Ali wanted to visit North America.
Turkish: Ali Kuzey Amerika'yı ziyaret etmek istedi.

English: A north wind is blowing.
Turkish: Poyraz esiyor.

North ingilizcede ne demek, North nerede nasıl kullanılır?

North america : Kuzey amerika.

North american free trade area : Abd, kanada ve meksika arasında gümrük tarifelerinin indirilerek ticaretin serbestleştirilmesi amacına yönelik olarak 1993 yılında imzalanan anlaşma ile oluşturulan serbest ticaret bölgesi. Kuzey amerika serbest ticaret bölgesi.

North countries : Kuzey ülkeleri. Kuzey ingiltere. Coğrafi olarak genellikle dünyanın kuzey yarım küresinde yer almaları nedeniyle gelişmiş ülkelere verilen ortak ad.

 

North east : Pusula üzerinde kuzey ve doğu arasında bulunan yön. Kuzey ile doğu arası yön. bk. arayönler, anayönler. Kuzeydoğu. Poyraz.

North point : Kuzey noktası. Gözeriminde kuzey doğrultusunun gökküresini deldiği nokta.

The north sea : Kuzey denizi.

The north pole : Kuzey kutbu.

North star : Demirkazık. Kutupyıldızı. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Kutup yıldızı. Kuzey yıldızı. Kutupyıldızı (astronomi terimi).

North south dialogue : Yeryüzünden açlık ve sefaletin kaldırılması, adil ve dengeli bir yeni uluslararası iktisadi düzen kurulması için güney ülkeleriyle kuzey ülkeleri arasında yapılan ve ilk kez 1960’lı yıllarda gündeme gelen, birleşmiş milletler ticaret ve kalkınma konferansının toplanmasıyla ağırlık kazanan ve günümüzde de sürdürülen görüşmeler. Kuzey-güney diyaloğu.

The north atlantic treaty organization : Kuzey atlantik antlaşması teşkilatı. Nato. Kuzey atlantik antlaşması örgütü.

İngilizce North Türkçe anlamı, North eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak North ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spanish america : Orta ve güney amerika'daki ispanyolca konuşan ülkeler.

Albedo : Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Aklık (astronomi terimi). Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı. Albedo. Aklık. Beyazlık derecesi. Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Aklık derecesi. Aklık dercesi.

Up north : Kuzeye veya kuzeyde.

Screen star : Büyük bir sanat yeteneği göstermeyen, fakat bir filmde oynayışı bu filmin gelirini artırabilen gözde oyuncu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Aerolite : Havataşı. Aerolit. Meteorit veya meteor taşı. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Taşımsı göktaşı. Göktaşı. Meteorit.

Dahlia : Yıldızçiçeği. Yıldız çiçeği. Dalya.

Absolute brightness : Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı. Salt parlaklık.

North synonyms : u.s., u.s.a., septentrion, etoiles, etoile, sidereal, adhara, acceleration due to gravity, absolute value, the states, usa, astrals, ace, yankee, accuracy, movie star, asterisk, northward, america, absolute parallax, the north, northern, absorptive power, aster, northerly, us, altair, united states, film star, planetary, norths, almak, accidental error.

North zıt anlamlı kelimeler, North kelime anlamı

Southern : Güneye ait. Güneyli. Güney.

South : Güneyde. Güneyden gelen. Az gelişmiş ülkeler. Güneyden esen. Güney. Güneyden. Güneye doğru. Cenup. Lodos.

North ingilizce tanımı, definition of North

North kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To veer from the east or west toward the north. Northward. The direction opposite to the south. Situated at the north, or in a northern direction from the point of observation or reckoning. To turn or move toward the north. Lying toward the north. Proceeding toward the north, or coming from the north. That one of the four cardinal points of the compass, at any place, which lies in the direction of the true meridian, and to the left hand of a person facing the east.