North south dialogue türkçesi North south dialogue nedir

  • Kuzey-güney diyaloğu.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yeryüzünden açlık ve sefaletin kaldırılması, adil ve dengeli bir yeni uluslararası iktisadi düzen kurulması için güney ülkeleriyle kuzey ülkeleri arasında yapılan ve ilk kez 1960’lı yıllarda gündeme gelen, birleşmiş milletler ticaret ve kalkınma konferansının toplanmasıyla ağırlık kazanan ve günümüzde de sürdürülen görüşmeler.

North south dialogue ingilizcede ne demek, North south dialogue nerede nasıl kullanılır?

North : Kuzeyden esen. Kuzeye. Kuzey. Kuzeye doğru. Kuzeydeki. Yıldız. Kuzeye bakan. Şimal. Kuzey tarafta.

South : Sol el doğuya ve sağ el batıya yönelmek üzere ayakta duran kimsenin baktığı, doğu-batı doğrultusuna dik yön. Güneye. Güney ülkeleri. Güney. Güneyden esen. Güneyden gelen. Güneyde. Lodos. Az gelişmiş ülkeler.

Dialogue : Bilgi alışverişinde bulunmak amacıyla iki kişi arasında geçen karşılıklı konuşma ya da ikili görüşme. Diyalog. Bir oyunda iki kişinin birbiriyle konuşması. Konuşma. Konuşma örgüsü. Bir oyunda iki kişi arasında söylediği, oyuna göre düzenlenmiş sözler. İkili söyleşi. İletişim. Söyleşme.

İngilizce North south dialogue Türkçe anlamı, North south dialogue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak North south dialogue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

North south dialogue synonyms : abnormal budget, a group shares, abnormal budget expenditures, a shift in supply, a shift in demand, a change in individual demand.