Notes türkçesi Notes nedir

  • Not.
  • Not sayısı.
  • Notlar.
  • Kağıt paralar.

Notes ile ilgili cümleler

English: Do you still have the notes I gave you?
Turkish: Sana verdiğim notlar hâlâ sende mi?

English: Don't send me notes anymore.
Turkish: Bana artık not yollamayın.

English: Ali took notes during the meeting.
Turkish: Ali toplantı sırasında notlar aldı.

English: Don't forget to spend a little time looking over your notes before the exam.
Turkish: Sınavda önce notlarını gözden geçirmek için biraz zaman harcamayı unutma.

English: Ali put his notes back into his briefcase.
Turkish: Ali notlarını evrak çantasına geri koydu.

Notes ingilizcede ne demek, Notes nerede nasıl kullanılır?

Notes and handouts : Notlar ve dinleyici kopyaları.

Notes area for autolayouts : Otomatik düzen not alanı.

Notes background : Not artalanı.

Notes below slides : Notlar slaytların altında.

Notes body area : Not gövde alanı.

Notes next to slides : Notlar slaytların yanında.

Notes header and footer : Not altbilgi ve üstbilgi.

Notes in sheet : Tablodaki notlar.

Notes layout : Not düzeni.

Notes master : Not aslı. Asıl notlar.

İngilizce Notes Türkçe anlamı, Notes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Notes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Grade : Basamak. Bir basamaklar düzenini oluşturan sıracalardan her biri. Derece. Meyil. Düzenlemek. Sınıf. Aşama. Kademe. Ayırmak.

Memorandums : Muhtıra. Bildiri. Muhtıralar. Duyurular.

Grades : İlkokul. Kalite farklarına göre standardizasyon.

Remarks : Söylemek. Açıklamalar. Dikkat etmek. Farketmek. Belirtmek. Yorum yapmak. Düşüncesini söylemek.

Comment : Değerlendirmek. Yorum yapmak. Açımlamak. Açıklama. Yorum. Bir yapıtın iyi anlaşılması için açıklanması. Düşüncesini açıklamak. Yorumlamak. Tefsir etmek. Hakkında yorumda bulunmak.

Billet : Kışla. Konaklatmak (askeri terim). Çelik çubuk. Konaklatmak. Konaklama yeri. Kütük. Baraka. Pusula. Konak yeri.

Memorandum : Uyarga. Muhtıra. Duyuru. Andıç. Tecimde kullanılan yazılım kağıdı yarısı kadar bir kağıt üzerine genişlemesine ekleme biçiminde yazılan uyarı. Tezkere. Genelge. Pusula.

Chits : Memorandum vb dokümanlara halk arasında verilen isim. Velet. Mektup. Pusula. Para makbuzu. Küçük çocuk. Yumurcak. İngilizce'de nota. Çocuk.

Chit : Yumurcak. İngilizce'de nota. Memorandum vb dokümanlara halk arasında verilen isim. Saygısız ve yaygaracı kadın. Pusula. Küçük çocuk. Velet. Çocuk. Para makbuzu. Mektup.

Degree : Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Lisans. Karşılaştırmalı üstünlük derecesi (dilbilgisi terimi). Öğrenim derecesi. Aşama. Ayar. Dizil. Düzey. Sıcaklık ölçeği birimi, suyun donma noktasını 0, kaynama noktasına 100 sayarak düzenlenen bölmelerin her biri. açı birimi; bir çemberin çevresi 360 eşit parçaya bölünürse bir parçayı özekten gören açı. bir denklemdeki terimlerin en yüksek üstlüsünün üst sayısı.

 

Notes synonyms : message, point out, annotations, state, billets, annotation, aide memoire, memoranda, notice, observe, memo, take note, comprehend, mention, perceive, say, mark, number of notes, memos, tell, remark.

Notes zıt anlamlı kelimeler, Notes kelime anlamı

Ignore : Iska geçmek. Görmezden gelmek. Arka plana atmak. Bilmemezlikten gelmek. Delil yetersizliğinden reddetmek. Bilmezlikten gelmek. Yok saymak. Gözardı etmek. Önem vermemek.

Unknown : Bilinmeyen. Adsız. Bilinmez. Nedeni bilinmeyen. Yabancı. Ünsüz. Tanınmayan. Gizli. Bilinmedik. Tanınmamış.