Pusula nedir, Pusula ne demek

Pusula; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Üzerinde kuzey güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranaraç, yön belirteci.
  • Üzerinde alacak hesabı yazılmış kâğıt
  • Küçük bir kâğıda yazılmış kısa mektup, tezkere.

"Pusula" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Hücrenin kapısında delikten bana bakan ere bir pusula uzatıp kumandana götürmesini istiyorum." - N. F. Kısakürek
  • "Tam kutup noktasında pusula deli olmuş gibi dönmeye başlar." - Ö. Seyfettin

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir çemberin özeğindeki bir iğne üzerine oturtularak yatay düzlem içinde erkince dönebilen ve çemberin çevresindeki dereceler üzerinde yön gösteren bir mıknatıs iğnesi.

İngilizce'de Pusula ne demek? Pusula ingilizcesi nedir?:

compass

Fransızca'da Pusula ne demek?:

boussole

Pusula hakkında bilgiler...

Pusula, başlıca olarak ulaşımda ve arazi incelemesinde kullanılan, dünya üzerinde yön tespit etmeye yarayan cihaz. Pusulalar; manyetik veya cayroskopik olarak ya da bir yıldıza göre yön belirleme prensipleriyle çalışırlar. En eski pusula türü, Dünya'nın manyetik alanına göre yönleri gösteren manyetik pusuladır ve sıklıkla pusula sözcüğü, manyetik pusula ile eşanlamlı olarak kullanılır.

 

Manyetik pusula, dünyanın manyetik alanının doğrultusunu gözlemlemekte kullanılan, kerteriz alıp mevki bulmaya yardım eden mıknatıslaşmış bir iğnedir. Manyetik olmayan bir maddeden yapılmış bir kutu içinde bulunur. Temel organı hareketli bir mıknatıstan oluşan diğer ölçü aygıtları da bu adla anılır.

Pusula, İtalyanca bir sözcük olan bussola kelimesinden Türkçeye geçmiştir.

Manyetik pusulanın en önemli parçası olan ve bir manyetik alan içerisinde bulunan pusula iğnesi serbestçe hareket edebilecek şekilde pusula gövdesine monte edilmiştir. Pusula iğnesi serbest kaldığında her zaman aynı yönü gösterir. İğnenin sabit olarak aynı yönü göstermesi yeryüzünde iğneyi çeken bir gücün olmasından kaynaklanmaktadır. Yeryüzü bir ucu kuzeye, diğer ucu güneye uzanan devasa bir mıknatıs gibidir. Dünyanın manyetikliği, pusula iğnesinin manyetik kuzeye (manyetik alanın kuzey kutbuna) doğru dönmesine neden olur.

Pusula ile ilgili Cümleler

  • Yaşam bir pusula ve ibresiyse hep ölümü gösteriyor.
  • Bütün oy pusulalarını saymak zorundayız.
  • Ali her zaman çantasında bir harita ve pusula taşır.
  • O bir pusula kullandı.
  • Pusula ibreleri kuzeyi gösterir.
  • Pusula kuzeyi gösterir.
  • Bu pusulayı nasıl kullanacağımı bilmiyorum.
  • Onların pusula gibi bir şeyi var mı?
  • Ali pusulasına baktı.

Pusula anlamı, tanımı:

Kuzey : Yıldız. Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer.

Güney : Güneş gören yer. Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı. Lodos. Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

 

Doğrultu : Yön, istikamet. Tutulan, izlenen yol. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Mıknatıs : Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde.

İğne : Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Dokunaklı söz. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Bazı araçların ucu sivri parçaları. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. Oltanın ucundaki küçük çengel. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç.

Tespit : Bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde gösterme. Sabitleme. Belirleme. Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme, yerinden oynamaz duruma getirme, saptama.

Pusulayı şaşırmak : Güç bir duruma düşerek ne yapacağını bilememek. doğru tutum ve davranıştan ayrılmak.

Sağır pusula : Ağır hareket eden pusula. Kerteriz alma aracı.

Dizi pusulası : Resmî bir kurumda görevli memurun kurum adına yaptığı harcamaların ayrıntılı dökümünü gösteren belge. Herhangi bir konu ile ilgili belgelerin isim listelerini içeren belge.

Hesap pusulası : Hesap.

Oy pusulası : Seçimlerde adaylara veya partilere ait özel şekilleri içeren, üzerine oya ait işaret konulan resmî belge, oy kâğıdı.

Sevk pusulası : Askerlik kararı alınarak birliğine gönderilecek askerin durumunu bildiren ve askerlik şubeleri tarafından verilen belge.

Pusu : Birine saldırmak için saklanarak beklenilen yer.

Pusulacık : Üstüne hatırlanması gereken notlar yazılan, kendinden yapışkanı olan küçük kâğıt.

Pusulalı : Pusulası olan.

Pusulama : Pusulamak işi.

Pusulamak : Pusu konumuna veya durumuna getirmek.

Pusulasız : Pusulası olmayan.

Birleşik oy pusulası : Seçime katılan partileri simgeleriyle tek bir kâğıt üzerinde ayrı ayrı gösteren oy pusulası.

Kadran : Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam veya başka işaretler bulunan düzlem. Ölçek.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Küçük : Değersiz, önemsiz. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niceliği az olan. Geri aşamada. Yaşı daha az olan.

Mektup : Bir şey haber vermek, sormak, istemek veya duyguları bildirmek için birine çoğunlukla posta yoluyla gönderilen, zarfa konulmuş yazılı kâğıt, name.

Tezkere : Bir iş için izin verildiğini bildiren resmî kâğıt. Askerlik görevinin bittiğini bildiren belge. Pusula.

Alacak : Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.

Başlıca : En önemli, başta gelen.

Üzerinde : ... ile ilgili, üzerine. Üstünde.

Hesabı : Hesapçı.

Pusulanmak : Sinip saklanmak.

Diğer dillerde Pusula anlamı nedir?

İngilizce'de Pusula ne demek? : n. compass, chit, note, scrip

Fransızca'da Pusula : boussole [la], billet [le], compas [le]

Almanca'da Pusula : n. Bussole, Kompass, Zettel

Rusça'da Pusula : n. компас (M), записка (F), повестка (F), квитанция (F), бюллетень (M)

adj. компасный