Compassing türkçesi Compassing nedir

Compassing ingilizcede ne demek, Compassing nerede nasıl kullanılır?

Encompassing : Muhasır. Kuşatıcı. Tüm üyeleri kapsayan. Sarmak. Tüm toplumu kapsayan. Herkesi kapsayan. Etrafını çevirmek. Kapsamak. Kuşatmak. Neden olmak.

Encompassing principle : Kapsama ilkesi.

Compassion : Rikkat. Sevecenlik. Acıma. Şefkat. Merhamet. Sevgi. Acısını paylaşma.

Compassionate : Şefkatli. Acıyıcı. Sevecen. Müşfik. Merhametli. Başkalarına acıyan.

Compassionate allowance : Nafaka.

Have compassion on : Merhamet duymak. Acımak. Şevkat duymak.

Compassionate leave : Mazeret izni. Felaket izni.

Compass card : Pusula kartı. Gemici pusulası ibresine ekli olan yön gösteren derecelerin işaretlenmiş olduğu daire biçimindeki kart. Rüzgar gülü.

Compassionateness : Merhametlilik. Şefkatlilik. Halden anlayan olma durumu. Merhametli olma durumu.

Compassionately : Merhametle. Anlayışlı bir şekilde. Acıyarak. Sevimli bir biçimde. Merhametli bir şekilde.

İngilizce Compassing Türkçe anlamı, Compassing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compassing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ascertaining : Öğrenmek. Doğrusunu öğrenmek. Doğrusunu anlama. Aslını anlama. Aslını öğrenmek. Bulmak. Soruşturmak.

Achieved : Ulaşmak. Erişilen. Kazanmak. Gerçekleştirmek. Meydana getirmek. Elde etmek.

Apprehending : Korkuyla beklemek. Yakalamak. Tevkif etmek. Korkmak. Endişe etmek. Tutuklamak. İdrak etmek.

Scrips : Yazı. Geçici senet. Kese. Muvakkat. Geçici makbuz. Dilenci torbası. Not. İsim listesi. Geçici ilmühaber.

Bandaged : Bandajlı. Bağlamak. Bandajlamak. Sarılı. Sargılı.

Close : Bitirmek. Kadans. Son. Bağlantılı. Göğüs göğüse kavga. Avlu (okul, kilise). Geçit. Yakın. Son vermek. Yummak (göz).

Besets : Sıkıştırmak. Etrafını sarmak. Sıkıntı vermek. Dört bir yandan saldırmak. Rahat vermemek. Rahat bırakmamak. Etrafını çevirmek.

Besieges : Kuşatma altında tutmak. Etrafını almak. Kuşatma altına almak. Çevresini sarmak. Yağmuruna tutmak (argo terim). Yağmuruna tutmak. Muhasara etmek. Sıkıştırmak.

Carry : Çakmak. Bulaştırmak. Ulaşmak. Menzili olmak. Ağırlığını çekmek. Götürmek. Nakletmek.

Apperceive : İdrak etmek.

Compassing synonyms : circumferent, arrives, apperceiving, averting, begird, bandage, billets, besieging, begirt, heartstrings, be crowned with success, cinctured, beleaguers, cinctures, came home, get at, annul, appreciated, billet, mercy, bind, note, assembles, be a good judge of, find, apply to, attained, bottle up, grasped, comprehends, annuller, brood, blockades.

Compassing zıt anlamlı kelimeler, Compassing kelime anlamı

Distant : Soğuk. Irak. Uzak. Hafif. Uzaktan. Uzakta. Ağır. Mesafeli. İlgisiz. Samimiyetsiz.

Mercilessness : İnsafsızlık. Acımasızlık. Merhametsizlik.

Compassing ingilizce tanımı, definition of Compassing

Compassing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Curved. Bent. As, compassing timbers.