Bandaged türkçesi Bandaged nedir
Bandaged ile ilgili cümleler
English: Ali had his leg bandaged by Mary.
Turkish: Ali bacağını Mary'ye bandajlattı.
English: Ali bandaged Mary's hand.
Turkish: Ali Mary'nin elini bandajladı.
English: Ali noticed Mary's bandaged wrists.
Turkish: Ali Mary'nin sargılı bileklerini fark etti.
English: Ali bandaged his own leg.
Turkish: Ali kendi bacağını bandajladı.
English: Ali bandaged Mary's arm.
Turkish: Ali Mary'nin kolunu bandajladı.
Bandaged ingilizcede ne demek, Bandaged nerede nasıl kullanılır?
Bandage case : İlk yardım kutusu.
Adhesive bandage : Yara bandı. Plaster.
Carpal flexion bandage : Bileği büken bandaj. Karpal fleksiyon bandaj.
Cast bandage : Alçılı sargı. Kırığın tespitinde alçılı materyaller kullanarak sargı uygulama.
Elastic bandage : Elastik sargı bezi. Ufak kesikleri sarmak için kullanılan ve küçük bir gazlı pedi olan küçük yapışkan şerit. Elastiki sargı bezi. Elastik bandaj.
Gauze bandage : Gazlı bez sargısı. Gazlı bez.
Bandages : Sarmak. Bandajlamak. Bağlamak.
Suspensory bandage : Kasık bağı. Suspensuar.
Robert jones bandage : Robert-jones bandajı. Büyük ve küçük hayvanlarda cerrahi işlem öncesi kırıkları geçici olarak korumak, bacağa destek sağlayıp ödem oluşmasını engellemek veya yumuşak doku hasarını sağıtmak amacıyla pamuk ve sargı bezi kullanılarak yapılan hafif bir bandaj türü.
Bandagers : Yaraları koruyucu sargılarla saran. Bandaj saran. Bandajlayan. Sargılayan. Sargı yapan.
İngilizce Bandaged Türkçe anlamı, Bandaged eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bandaged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Attribute : İzafe etmek. Yüklence. Vermek. İnanmak. Atfetmek. Hamletmek. Dayandırmak. Simge.
Besets : Sıkıntı vermek. Dört bir yandan saldırmak. Etrafını çevirmek. Rahat bırakmamak. Rahat vermemek. Sıkıştırmak. Kuşatmak. Etrafını sarmak.
Yellow : Sarartmak. Sarı. Sarı renk. Yumurta sarısı. Namussuz. Korkak. Ödlek. Sararmak. Sarı renkli.
Coiled : Sarılmak. Dolamak. Dolanmak. Sarılı (bobin). Sarmal. Kangal halinde. Helezonlaşmış. Kangal yapmak.
Astrict : Kısıtlamak. Tutturmak. Sınırlamak.
Enswathes : Çevrelemek. Sargılamak. Sargı bezi ile sarmak. Kapatmak. Çevresini sarmak. Kuşatmak. Paketlemek. Sarıp sarmalamak.
Girting : Çatı kiriş mesnedi. Çevresini ölçmek. Daire çevresi. Bağlama tahtası. Kuşatmak. Çevre ölçüsü. Bağlama kalası.
Assigns : Belirlemek. Tahsis etmek. Vermek. Feragat edilen. Atamak. Devredilen. Devretmek. Göreve seçmek. Saptamak.
Treated : İşlem görmüş. Ismarlamak. İşlenmiş. Tedavi etmek. İşlemek. Muamele etmek. Davranmak. İkram etmek.
Bandage : Dolamak. Bandaj. Koruyucu çember. Sargı sarmak. Yarayı sarmak. Bağ. Sargı.
Bandaged synonyms : contorted, belt, affix, bound, brood over, convoluted, begird, astricted, bandages, girded, appeal, brood, wrapped, affiliates, accessing, arrange, jacketed, attach, attaches, begirt, bundle, covered, affiliating, enswathe, enswathed, attribute to, batch, girt, binds, accessed, bind, girts, beset.
Bandaged zıt anlamlı kelimeler, Bandaged kelime anlamı
Untreated : Tedavi edilmemiş. Müdahale edilmemiş. İyileştirilmemiş. Bakımı yapılmamış. Tedavi edilmeyen. Arıtılmamış. Ham. İşlenmemiş.

Bu kısımda Bandaged kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bandaged ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bandaged anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bandaged ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.