Nucleoproteins türkçesi Nucleoproteins nedir
- Nükleik asitlerin proteinlerle birleşmesi sonucu teşekkül eden, hücrelerin çekirdeğinde deoksiribonükleoprotein (dnp) halinde, hem çekirdek hem de sitoplazmada ribonükleoprotein (rnp) halinde bulunan bileşikler.
- Nükleoproteinler.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Çekirdek proteini.
- Nükleoprotein.
- Hücre çekirdeğinde bulunan protein ve nükleik asitten oluşan madde (biyoloji terimi).
Nucleoproteins ingilizcede ne demek, Nucleoproteins nerede nasıl kullanılır?
Nucleoprotein : Çekirdek proteini. Proteinlerin nukleik asitlerle kurduğu moleküler birlik. Nükleik asitlerle kompleks yapmış protein. Nükleoprotein. Hücre çekirdeğinde bulunan protein ve nükleik asitten oluşan madde (biyoloji terimi).
Deoxyribonucleoprotein : Dezoksiribonükloprotein. Parça hidroliz üzerine dna üreten çekirdek proteini.
Glyconucleoprotein : Karbonhidrat grubu taşıyan bir nükleoprotein. Glikonükleoprotein.
Ribonucleoprotein : Ribonükleoprotein.
İngilizce Nucleoproteins Türkçe anlamı, Nucleoproteins eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Nucleoproteins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Protein : Doku hücrelerinin esas yapı unsurlarından birini oluşturan, aminoasit birleşmesinden oluşmuş azotlu bileşikler grubuna ait herhangi bir madde. Canlıda yapı elemanı, hormon, enzim, elektron ya da madde taşıyıcısı, desteklik gibi görevleri yapan, amino asitlerin birbirlerine peptit bağlarıyla bağlanması sonucu oluşan, polipeptit dizilerinin tek başlarına ya da diğer moleküllerle birleşerek ipliksi, tabakalı ya da küresel şekillerde (primer, sekunder, tersiyer, kuaterner yapı) bulunabilen, tüm hücre faaliyetlerine katılan bir biyopolimer grubu. Hayvan ve bitki gözelerinde aminoasitlerden yapılan önemli bir besin sınıfı. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Önbesi. Proteid. Protein. Amino ekşitlerinden yapılmış dirilçoğuz özdeciği. Amino asitlerin peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan, karbon, hidrojen, oksijen, azot ve kükürt içeren, globuler veya fibröz yapıya sahip, bütün canlılar için önemli yapısal ve fonksiyonel işlevleri olan makromoleküller. genellikle peptit bağıyla bağlanmış 100den fazla amino asit içeren ve molekül ağırlığı 10 kdadan fazla olan peptitler için kullanılır. Albümin özü.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu. Yerdomuzu.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Mimoza.
Nucleoproteins synonyms : abiotic factor, abo blood groups system, aardvarks, abiotic environment, nucleoprotein, abductor muscle, abambulacral area, a cells.

Bu kısımda Nucleoproteins kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Nucleoproteins ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Nucleoproteins anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Nucleoproteins ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.