Nugget türkçesi Nugget nedir

  • Kaynak dolgusu.
  • Külçe.
  • Salak.
  • Saf altın parçacığı.
  • Doğal külçe.
  • Altın külçesi.
  • Küçük ama değerli olan şey.
  • Küçük değerli şey.
  • 1 sterlin.
  • (altın vb) külçe.
  • Aptal.

Nugget ile ilgili cümleler

English: I ate chicken nuggets.
Turkish: Tavuk nugget yedim.

Nugget ingilizcede ne demek, Nugget nerede nasıl kullanılır?

Nuggets : Saf altın parçacığı. Aptal. (altın vb) külçe. Salak. Kaynak dolgusu. Küçük ama değerli olan şey. Altın külçesi. Küçük değerli şey. 1 sterlin. Doğal külçe.

Nuggety : Topak topak. Yumrulu.

Chicken nuggets : Dilimlenmiş ve kızartılmış küçük tavuk parçaları.

Snugged : Gizli. Rahatını sağlamak. Küçük. Daracık. Küçük veya özel oda. Bakımlı. Yeterli. Düzenli. Camadan vurmak. Rahat ettirmek.

Snugger : Daracık. Yeterli. Saklı. Bakımlı. Kuytu. Güvenli. Rahat. Gizli. Küçük. Düzenli.

Nugatory : Hükümsüz. Boş. Değersiz. Abes. Kıymetsiz. Faydasız. Geçersiz.

Snuggeries : Çalışma odası. Rahat yer. Özel oda. Kuytu yer.

Snuggles : Sokulmak. Sarınıp yatmak. Kıvrılıp yatmak. Yanına sokulmak. Sarılmak. Yanına kıvrılmak. Kıvrılmak. Sarılıp yatmak. Kucaklamak.

Snuggled : Kıvrılmış veya sokulmuş veya sıkıştırılmış. Sarınıp yatmak. Sarılıp yatmak. Sokulmak. Kıvrılıp yatmak. Kıvrılmak. Kucaklamak. Yanına kıvrılmak. Sarılmak.

 

Snugging : Küçük. Yeterli. Rahat ettirmek. Düzenli. Bakımlı. Daracık. Gizli. Camadan vurmak. Küçük veya özel oda. Rahatını sağlamak.

İngilizce Nugget Türkçe anlamı, Nugget eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nugget ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nickering : Hafifçe kişnemek. At sesine benzer se çıkarmak. Kişnemek. Hafifçe kişneme. Gülmek.

Barmcake : (argo terim) salak. Ahmak. Kepekli unlu yumuşak ve düz yuvarlak ekmek. Geri zekalı. Bir tür ekmek.

Quid : Karşılık. Çiğnenen şey. Sterlin. Çiğneme tütünü. £. Bir çiğnemlik tütün. Bir sterlin. Pound. Ağızda çiğnenen tütün.

Birdbrained : Budala. Dangalak. Kuş beyinli. Geri zekalı.

Chunks : Yığın. Parça cam. Bodur ama güçlü hayvan. Tıknaz ve güçlü adam. Kocaman parça. Topak.

Knicker : Paçalı kadın donu.

Blockheaded : Kafasız. Ahmak. Dangalak. Mankafa. Budala. Et kafalı.

Apish : Maymun gibi. Taklitçi. Maymunca. Maymun.

Baboon : Şebek. Köpek maymunu. Habeşmaymunu. Babuin. Mankafa. Babun. Habeş maymunu.

Nugget synonyms : nuggets, anserine, squid, ingots, lump, buillion, birdbrain, hunk, nickered, chunk, bullions, barmy, asshole, ass, baboons, berks, nickers, aleck, arses, blockish, airhead, airheads, bird brain, ass hole, addlepated, asinine, nicker, berk, ingot, besotted, squids, bullion, bird brained.

Nugget ingilizce tanımı, definition of Nugget

Nugget kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A mass, esp. a native lump of a precious metal. As, a nugget of gold. A lump.