Snuggled türkçesi Snuggled nedir

Snuggled ile ilgili cümleler

English: Ali snuggled under the blankets.
Turkish: Ali battaniyenin altına kıvrılıp yatmıştı.

English: Ali was snuggled up in an armchair watching TV.
Turkish: Ali koltuğa uzanmış TV izliyordu.

English: Ali was snuggled up in bed reading a book.
Turkish: Ali yatakta yatmış kitap okuyordu.

English: Ali snuggled in close, putting his arm around Mary.
Turkish: Ali yakın yatmıştı, kolunu Mary'nin etrafına koymuştu.

English: Ali says he's snuggled with his girlfriend, but they haven't yet kissed.
Turkish: Ali kız arkadaşı ile sarınıp yattığını ama henüz öpüşmediklerini söylüyor.

Snuggled ingilizcede ne demek, Snuggled nerede nasıl kullanılır?

Snuggle down : Büzülüp yatmak. Kıvrılıp yatmak.

Snuggle : Kucaklamak. Sarılıp yatmak. Kıvrılmak. Yanına sokulmak. Yanına kıvrılmak. Kıvrılıp yatmak. Sarınıp yatmak. Sokulmak. Sarılmak.

Snuggles : Sokulmak. Kıvrılmak. Kıvrılıp yatmak. Kucaklamak. Yanına kıvrılmak. Sarılıp yatmak. Sarılmak. Sarınıp yatmak. Yanına sokulmak.

Snuggling : Sarılmak. Kucaklamak. Sokulmak. Sarılıp yatmak. Kıvrılmak. Sokulan. Kıvrılıp yatmak. Sarınıp yatmak. Yanına kıvrılmak. Sokulma.

 

Snugged : Rahatını sağlamak. Rahat ettirmek. Gizli. Küçük veya özel oda. Düzenli. Bakımlı. Yeterli. Daracık. Küçük. Camadan vurmak.

Snugness : Güvenli olma durumu. Düzenlilik. Yerli yerinde olma durumu. Rahatlık. Dar bir şekilde olma durumu. Sıkı olma durumu. Konforluluk.

Snugging : Yeterli. Daracık. Rahat ettirmek. Gizli. Konforlu. Rahatını sağlamak. Küçük veya özel oda. Küçük. Bakımlı. Düzenli.

Snuggest : Düzenli. En rahat. Sıcacık. Saklı. Küçük. Güvenli. Gizli. Yeterli. Daracık. Bakımlı.

Snug down : Camadan vurmak. Rahatını sağlamak. Rahat ettirmek.

Snugly : Dar bir şekilde. Güvenli bir şekilde. Sıkı bir şekilde. Yerli yerinde bir şekilde. Güvenlice. Düzenli bir şekilde. Rahat bir şekilde. Rahatça. Konforlu bir şekilde.

İngilizce Snuggled Türkçe anlamı, Snuggled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snuggled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Edge up : Yanaşmak.

Encroach : Hakkında tecavüz etmek. Haddini aşmak. Kötüye kullanmak. Zarar vermek. Aşmak. Tecavüz etmek. (birinin hakkına) tecavüz etmek. Hakkına tecavüz etmek. İleri gitmek.

Fold : Katmanların dalga biçiminde büküntüsü. Bükülmek. Kavuşturmak. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kıvrılmaya uğramış bir bölgede, dalgalı bir görünüş yaratan inişli çıkışlı kabartıların her biri. bk. kemer, tekne. Çırpmak. Kat. Yavaş yavaş katmak. Kapanmak. Kıvrım.

Come up : Londra'ya gelmek. Çıkmak. Tutulmak. Mahkemeye çıkmak. Yaklaşmak. Üniversiteye başlamak. Yaygın olmak. Karşılaşmak. Gündeme gelmek.

 

Caressed : Sevmek. Öpmek. Okşamak.

Curl : Dolanıl. Kıvırmak. Bukle. Bukle yapmak. Dalgalandırmak. Ondüle yapmak. Dönerek veya kıvrılarak hareket etmek. Bir a yönleci için (...)x a işlemi ile tanımlanan, uzay yerlemlerine göre türevsel yönleç.

Cuddled up : Sarınmış. Kucaklaşmak.

Roll in : Yatağa girmek. Yağmak. Belleğe getirmek. Yığınla gelmek. Tortop olmak. Çok para tutmak (pahalı vb). Oluk gibi akmak. İçinde yüzmek.

Caresses : Okşamak. Sevmek. Okşayış. Sıvazlamak. Öpmek. Öpme. Okşama. Kucaklama.

Come closer : Yakınlaşmak. Az daha yaklaş. Daha yakına gelmek. Nerdeyse (bir şey yapıyor olmak).

Snuggled synonyms : snuggle, clinches, arm, crisp, be twisted, clips, clung, snuggling, be curled, crisped, bosomed, crispest, frizz, cuddled, bends, cuddle up to, edge, edge in, bosoming, cannodle, bosoms, cling, cuddles, clasping, canoodling, clasps, snuggles, clipped, coil up, snuggle down, clings, cuddle, come close.

Snuggled zıt anlamlı kelimeler, Snuggled kelime anlamı

Distant : Irak. İlgisiz. Ağır. Samimiyetsiz. Mesafeli. Uzakta. Hafif. Soğuk. Irak (yer). Uzak.