Snuggling türkçesi Snuggling nedir

Snuggling ingilizcede ne demek, Snuggling nerede nasıl kullanılır?

Snuggle : Kucaklamak. Sokulmak. Yanına sokulmak. Kıvrılmak. Sarılıp yatmak. Kıvrılıp yatmak. Yanına kıvrılmak. Sarılmak. Sarınıp yatmak.

Snuggle down : Büzülüp yatmak. Kıvrılıp yatmak.

Snuggled : Kıvrılıp yatmak. Yanına kıvrılmak. Sokulmak. Sarılmak. Kıvrılmış veya sokulmuş veya sıkıştırılmış. Sarılıp yatmak. Kucaklamak. Sarınıp yatmak. Kıvrılmak.

Snuggles : Yanına kıvrılmak. Yanına sokulmak. Kucaklamak. Sarılmak. Sokulmak. Kıvrılmak. Sarılıp yatmak. Sarınıp yatmak. Kıvrılıp yatmak.

Snugged : Bakımlı. Konforlu. Küçük. Küçük veya özel oda. Camadan vurmak. Rahat ettirmek. Yeterli. Gizli. Düzenli. Rahatını sağlamak.

Snuggest : Rahat. Yeterli. Sıcacık. Düzenli. Güvenli. Saklı. Kuytu. Daracık. Bakımlı. En rahat.

Snugger : Rahat. Daha rahat. Düzenli. Bakımlı. Yeterli. Küçük. Gizli. Daracık. Dar. Güvenli.

Snugging : Konforlu. Düzenli. Camadan vurmak. Küçük veya özel oda. Daracık. Yeterli. Bakımlı. Gizli. Rahat ettirmek. Rahatını sağlamak.

Snuggery : Kuytu yer. Özel çalışma odası. Çalışma odası. Rahat yer. Özel oda.

 

Snuggeries : Kuytu yer. Rahat yer. Çalışma odası. Özel oda.

İngilizce Snuggling Türkçe anlamı, Snuggling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snuggling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clasp : Kavramak. Kenetlenmek. Sıkı sıkı tutma. El sıkışmak. Sıkıca tutmak. El ele tutuşmak. Toka. Toka ile tutturmak. Kopçalamak. Kopça.

Injection : Enjekte. Sıvı ilaçların, amacına uygun biçimde organizmadaki venalar, çeşitli dokular, normal veya patolojik boşluklar içerisine şırınga edilmesi. İğne. İçitme. Damar, doku veya vücut boşluğu içine şırıngayla herhangi bir sıvı verme, zerk. Enjeksiyon. Püskürtme. Zerk.

Come closer : Yakınlaşmak. Daha yakına gelmek. Nerdeyse (bir şey yapıyor olmak). Az daha yaklaş.

Crispest : Kıvırcık. Kıvırmak. Gevretmek. Kıtır kıtır. Hışırdatmak. Dalgalandırmak. Taze. Gıcır gıcır. Kırışmak.

Cuddled up : Kucaklaşmak. Sarınmış.

Clinch : Sağlama bağlamak. Sıkıştırılmış cıvata. Kucaklaşma. Yapışma. Yapışmak. Sıkıştırmak. Çözümlemek. Perçinlemek. Kucaklaşmak.

Bends : Yüksekten alçağa ani basınç değişimlerinin zararlı etkisi sonucu dolaşımda erimiş haldeki gazların, serbest halde gaza dönüşmeleri sonucu oluşan gaz embolisiyle çizgili kaslarda ağrı, omurilik ve beyinde lezyonlarına bağlı felçler ve ölümle belirgin bozukluk, dekompressyon hastalığı, dalgıç hastalığı. Yönelmek. Oynama yapmak. Vurgun. Boyun eğmek. Bükmek. Kıvırmak. Bükülmek. Katlamak.

Encroached : Tecavüz etmek. Kötüye kullanmak. Gizlice saldırılmış. Yavaşça veya gizlice tecavüz edilmiş (hak, mülk). El uzatılmış. Gaspedilmiş. Zarar vermek.

 

Being registered : Yazılma. Kaydedilmiş olma. Kaydı yaptırılma. Kayıt edilme. Girilme.

Snuggling synonyms : snogging, be wrapped, coil up, cuddled, bosoming, snuggle down, fold, clasps, edge, come close, be curled, bosomed, arousal, injections, shake down, clip, cuddle, caress, curled up, hugging, caressed, be twisted, fondling, roll in, curve, draw near, crept, edge in, intrusion, frizz, clipped, obtrusions, cuddles.