Number plate türkçesi Number plate nedir

  • Numara levhası.
  • Araç plakası.
  • Otomobil plakası.
  • Araba plakası.
  • [#plak Plaka] no.
  • Plaka.

Number plate ile ilgili cümleler

English: Ali collects teddy bears, postcards and stamps, old coins, stones and minerals, number plates and hubcaps - in short: almost everything.
Turkish: Ali oyuncak ayıları, kartpostal ve pulları, eski paraları, taş ve mineralleri, trafik plakaları ve jant kapaklarını yani kısacası hemen hemen her şeyi toplar.

English: He changed the number plate of his vehicle.
Turkish: O, aracının plakasını değiştirdi.

English: All license number plates of all countries are different.
Turkish: Tüm ülkelerin plakaları farklıdır.

English: Tom's number plates were stolen and used in a ram raid.
Turkish: Tom'un plakası çalınıp, soygun için dükkana dalan arabada kullanılmış.

Number plate ingilizcede ne demek, Number plate nerede nasıl kullanılır?

Number : Hesaplamak. Adet. Tip. Saymak. Müzik parçası. Olmak (belirli bir sayıda). Hoş şey. Sayı. Bir küme oluşturan nesnelerin ya da birimlerin niceliğini gösteren değer. Numara.

Plate : Zırhla kaplamak. Levha. Levha yapmak. Gümüş kaplamak. Tabak. Klişe yapmak. Kaplamak. Sac. Plaka. Altın kaplamak.

Number across : Etiket sayısı. Yatay sayı.

Number across row : Satırdaki sayı.

Number across rows : Satırları numaralandır.

 

Number area : Sayı alanı.

İngilizce Number plate Türkçe anlamı, Number plate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Number plate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Badge : İşaret. Alamet. Nişan. Rozet. Marka. Kimlik kartı. Hapishane memuru. Yaka kartı.

Licence plate : Taşıtların kayıtlı oldukları il ve sıra numaralarını gösteren, aracın önüyle arkasına konan saç yaprak. Belirtke.

Numberplate : Metal plakaya basılmış aracı belirleyen rakamlar kombinasyonu. (british) plaka. Araba numarası.

Tablet : Kalıp. Parça. Tablet bilgisayar. Eski uygar budunlardan kalma, pişmiş ya da güneşte kurutulmuş kilden yapma, üzerinde çivi yazısı ile metin yazılı belge. Tablet. Hap. Levha. Sıkıt. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır.

Dalles : Taş duvarlar tarafından daraltılan nehir yatağının en hızlı akan yeri. Kaplama plakası. Yer döşeme taşı.

Dalle : Kaplama plakası. Yer döşeme taşı.

Plaque : Diş kiri. Plak. Düzlem. Süs tabağı. Plaket. Sürüngenlerde bulunan ve vücudu dıştan örten pul biçiminde boynuzsal parçacıklar; herhangi bir yassı parça. birkaç virüs üreme devresi sonunda bitişik hücrelerin ölmesi veya erimesiyle hücre tabakasında meydana gelen yuvarlak ve açık renkli bölgeler. Levha. Tabela.

Tablets : Kitabe. Tablet. Kalıp. Hap. Yazıt. Tabletler. Levha.

Slab : Yaprak haline getirmek. Levha. Kat. Büyük yassı taş. Kalın tabaka yapmak. Levha yapmak. Beysbolde vuruş. Hamdemir. Beton yol (amerikan ingilizcesi).

Number plate synonyms : license tag, plate, slabs.