Nuptiality rate türkçesi Nuptiality rate nedir

  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Belli bir toplum ya da toplumsal kümede belli bir süre içindeki evlenme sayısının, o sıradaki toplam nüfusa oranı.
  • Evlenme oranı.

Nuptiality rate ingilizcede ne demek, Nuptiality rate nerede nasıl kullanılır?

Rate : Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Azarlamak. Değerlendirmek. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Gözü ile bakmak. Sınıflandırmak. Bk. vergi oranı. Kur. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. bir nesnenin parça parça yapılması. Fiyat belirlemek.

Aberrate : Beklenen durumdan sapmak.

Absence rate : İşe gelmeme oranı. İşe gelmeme günlerinin tüm çalışılan günlere göre oranı. Devamsızlık oranı.

Absentee rate : Devamsızlık oranı.

Absorbed dose rate : Soğrulmuş doz debisi. Dt zaman aralığında soğrulan dd doz debisinin, dt'ye bölümü (d). d= dd/dt.

 

Accelerate : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. İvmek. Hız kazandırmak. Hız kazanmak. Bir nesnenin bir kuvvet etkisi ile hızını değiştirmek. Canlandırmak. Tesri etmek. İvme kazandırmak. Özendirmek. Süratini artırmak.

İngilizce Nuptiality rate Türkçe anlamı, Nuptiality rate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nuptiality rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.

Acculturation : Kültür etkileşimleri. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürel uyum. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürlenme. Kültürleşme. Ekinsel yozlaşma. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci.

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

Agnation : Hısımlık. Baba tarafından akrabalık. Soydaşlık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Akrabalık (baba tarafından).

 

Adaptive behavior : Adaptif davranış. Uyumcu davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyarlamacı davranış. Uyumlayıcı davranış.

Agression : Saldırı. Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.

Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.

Achievement motive : Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarı güdüsü. Başarma güdüsü.

Age distribution : Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

Alienation : Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Yabancılaştırma. Soğutma. Devretme. Yabancılaşma. Yabancı emek. Devir. Ötekileştirme. Aliyenasyon.

Nuptiality rate synonyms : acclimatation, aesthetic, adjustment in marriage, abilities, affection, age group.