Nutlets türkçesi Nutlets nedir

  • Şeftali gibi meyvelerin çekirdeği.
  • Küçük ceviz.
  • Kiraz.

Nutlets ingilizcede ne demek, Nutlets nerede nasıl kullanılır?

Nutlet : Şeftali gibi meyvelerin çekirdeği. Kiraz. Küçük ceviz.

Nutlike : Cevize benzeyen (tat, şekil veya boyut, vs. bakımından). Ceviz tadında.

Nut coal : Fındık kömürü.

Nut gall oak : Mazı meşesi. Kayıngiller (fagaceae) familyasından, 1-6 m kadar boylanabilen, yaprak döken, genç dallarının cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan, %40 oranında tanen içeren, birçok sanayi dallarında kullanılan, küçük ağaç ya da çalılar.

Nut weevil : Kınkanatlılardan, fındık kurdu dediğimiz kurtçukları dolayısıyle fındık meyvelerinin en büyük düşmanı olarak gösterilen uzun gagalı böcek. Fındıkbiti.

Anchorage bolt nut : Bağlama cıvatası somunu.

Hard nut to crack : Çetin ceviz.

Acorn nut : Gömme başlı somun. Taçlı somun. Kör somun. Tırtıllı somun.

Tough nut to crack : Çetin ceviz.

Brazil nut tree : Brezilya kestanesi.

İngilizce Nutlets Türkçe anlamı, Nutlets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nutlets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ware : Emtia. Tabak çanak. Dikkat etmek. Porselen eşya. Pişmiş toprak gereçler. Eşya. Mal. Mamul mal.

 

Plaza : Çarşı yeri. Meydan. Alan. Şehir meydanı. Büyük ticaret merkezi. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Toplantı alanı. İspanyolca konuşan ülkelerde pazar yeri ya da meydan.

Core : Göbeğini almak. Öz yapı. Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça. Göbek. Ortasmdan geçen okuma/ yazma telinden belli bir yönde akım geçirildiğinde belli bir yönde mıknatıslanan ve bu durumunu, telden ters yönde bir akım geçirilmedikçe koruyan, olabildiğince küçük boyutlarda, halka biçiminde, bilgisayar ana belleği olarak kullanılan çekirdek belleği oluşturan mıknatıslı öğe. Çekirdeğini çıkarmak. Eşelek. Koçan. Öz. Bilişim, fizik, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Retail store : Perakende satış mağazası. Perakende satış dükkanı. Perakendeci dükkanı.

Cherries : Kiraz ağacı. Vişne. [#kızlık Kızlık zarı]. Kızlık.

Shopping center : Bir ailenin gereksinme duyduğu bellibaşlı malların özellikle tektencilikle satıldığı, genellikle kentlerin, özel araçlarla ulaşılabilecek uzak yerlerinde bulunan ve genel durgulukları olan alışveriş alanı. Çarşı. Alışveriş özeği. Alışveriş merkezi. Belirli bir yerde etkinlik gösteren perakendeci işletmeler topluluğu.

Discount store : İndirimli satış mağazası. İskonto kurumu. İndirim mağazası. İndirimli ürünler satan dükkan. Ucuza mal satan dükkan.

Shopping mall : Alışveriş merkezi. Avm (alışveriş merkezi). Trafiğe kapalı alışveriş merkezi.

 

Marketplace : Pazar meydanı. Pazar yeri. Pazar. Hal (pazar yeri). Pazaryeri. Piyasa.

Sales outlet : Satış mağazası. Bayilik.

Nutlets synonyms : core group, place of business, strip mall, country store, market, shop, nutlet, mall, general store, mercantile establishment, discounter, mart, discount house, product, emporium, business establishment, shopping centre, wholesale house, cadre, store, cherry, center, set, trading post, merchandise, market place, department store.

Nutlets zıt anlamlı kelimeler, Nutlets kelime anlamı

Inactivity : Üşengeçlik. Durgunluk. Etkisizlik. Tesirsizlik. Tembellik. Hareketsizlik. Avarelik.

Strong : İstikrarlı. Sağlam. İstekli. Demir gibi. Alkollü. Kıvrak. Gayretli. Keskin. Koyu. Güçlü.