Obese türkçesi Obese nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Şişko.
  • Aşırı şişman.
  • Şişman.
  • Yağ tulumu.
  • Obez.
  • Aşırı yağlı, aşırı şişman.
  • Çok şişman.

Obese ile ilgili cümleler

English: I think Moustapha is obese.
Turkish: Sanırım Mustafa obez.

English: Ali is obese, isn't he?
Turkish: Ali obez, değil mi?

English: Do you think you're obese?
Turkish: Obez olduğunu düşünüyor musun?

English: A study found that almost 10% of men were obese in 2008. That was up from about 5% in 1980.
Turkish: Bir araştırma 2008'de erkeklerin yaklaşık 10%'nun obez olduğunu buldu. Bu, 1980'de yaklaşık 5%'in biraz üstündeydi.

English: Many Americans are obese.
Turkish: Birçok Amerika'lı obezdir.

Obese ingilizcede ne demek, Obese nerede nasıl kullanılır?

Obeseness : Şişmanlık. Obezite. Yağlılık. Fazla kilolu olma durumu. Aşırı şişmanlık.

Obesities : Şişmanlık. Obezite. Aşırı şişmanlık.

Obesity : Obezite. Aşırı şişmanlık. Yaş, boy ve kemik yapısı göz önüne alındığında istenmeyen ve sistemik bozukluğa açabilecek oranda canlı ağırlık artışı ve vücutta aşırı yağ depolanması, obezite. Şişmanlık.

Obesogenic : Obeziteye yol açan. Obeziteye neden olan veya neden olabilen.

Odobenus obesus : Odobenus obesus. Pasifik morsu.

Enrobes : Elbise giydirmek. Giydirmek.

 

Aerobes : Aerob. Havacıl. Oksijenli. Aerop. Oksijenli ortamda yaşayan. Sadece oksijen olduğunda yaşayabilen mikroorganizma.

Globes : Dünya. İsrail'de yayımlanan günlük finans gazetesi.

Adobes : Kerpiç. Kerpiç tuğla yapımında kullanılan kil balçık. Killi kara toprak. Güneşte kurutulan.

Anaerobes : Anaerob. Hava veya oksijen ihtiyacı olmayan bakteri.

İngilizce Obese Türkçe anlamı, Obese eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obese ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

Salad dodger : Salata kaytarıcısı. Salata gibi sağlıklı gıdaları yemekten imtina eden kimse. Çok şişman kimse. Salata düzenbazı.

Fat person : Şişman kişi.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Chubbier : Ablak. Tombul. Dolgun. Tombiş. Hantal. İri göğüslü veya dolgun veya balıketinde veya tombul (kadın). Dobişko.

Fatsos : Dobişko. Tombik.

Fatter : Yağlı. Tombul. Verimli. Dolgun. Şişkin. Kazançlı. Karlı. Daha şişman.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı.

 

Corpulent : Vücutlu. İri.

Obese synonyms : abdominal palpation, fattest, chubby, flabs, abdomen, greaseball, fat as a pig, a crochordon, a amplitude mod, porkers, abdominous, fatties, weighty, fat, flab, fatso, abdominal fat necrosis, elephantine, fattier, abdominal ovariectomy, butterball, adipose, big bellied, tubby, chubbiest, blubbery, fatty, a c deformity, a dna, fattiest, broad in the beam, fatsoes, bloaters.

Obese zıt anlamlı kelimeler, Obese kelime anlamı

Thin : Seyrekleşmek. Sulu. Zayıflamak. Seyrelmek. Seyrelmek (saç). İnceltmek. Seyrekleştirmek. Seyrek. Sudan. Cılız.

Obese ingilizce tanımı, definition of Obese

Obese kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fleshy. Excessively corpulent. Fat.