Observing türkçesi Observing nedir

Observing ile ilgili cümleler

English: Much can be learned by observing how a child interacts at play with other children.
Turkish: Çoğu şey bir çocuğun diğer çocuklarla oyun oynarken nasıl etkileşim kurduğu gözlemlenerek öğrenilebilir.

English: Ali was observing the sky with his telescope when he discovered a mysterious new object.
Turkish: Ali gizemli yeni bir nesne keşfettiğinde teleskobuyla gökyüzünü gözlemliyordu.

English: The boss strolled around the balcony above the office, observing the workers.
Turkish: Patron, yazıhanenin üzerindeki balkonda işçileri gözleyerek gezindi.

English: Ali is observing.
Turkish: Ali gözlemliyor.

English: Jale thought that Tom wasn't at the Halloween party, but in fact he was secretly observing her from behind his werewolf mask.
Turkish: Jale Tom'un cadılar bayramı partisinde olmadığını düşündü ama aslında o onu kurt adam maskesinin arkasından gizlice izliyordu.

Observing ingilizcede ne demek, Observing nerede nasıl kullanılır?

Observing sector : Gözetleme bölgesi. Bir askere veya bir grup asker orada yapılan faaliyetleri izlemeleri ve bildirmeleri için verilen bölge.

Observing the law : Yasalara riayet etmek. Bir bölge kurallarını çok dikkati bir şekilde araştırma. Kanunlara uymak.

 

Observing the precept : Mitsvayı yerine getirme. Yahudi dini kurallarını sürdürme.

Observing the precepts : Yahudi dini kurallarını sürdürme. Mitsvayı yerine getirme.

Observing the sabbath : Musevilikte tatil günü olan cumartesi gününde dini kurallara uyma geleneğini devam ettirmek. Musevilikte tatil günü olan cumartesi gününü kutlamak.

Observably : Fark edilecek derecede. Açıkça. Gözlenebilir bir şekilde. Görülebilir şekilde. Gözle görünür bir şekilde.

Observance : Riayet. Mezhep. İtaat. Örf. İfa. Gözetim. Görenek. Yerine getirme. Gelenek.

Observingly : Dikkatlice. Titizce. Gözcülük yaparak. Gözleyerek.

Unobserving : Gözetlenmeyen. İncelenmeyen. İzlenmeyen. Dikkat çekmeyen.

Observability : Gözlenebilirlik.

İngilizce Observing Türkçe anlamı, Observing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Observing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scoutings : İzcilik. İz sürme. Keşfetme.

Donut : Genellikle kızartılan küçük tatlı bir poğaça türü (doughnut olarak da yazılır). Tatlı çörek. Yağda kızarmış şekerli çörek. Lokma. Halka şeklinde gözleme. Halka şeklinde. Lokma benzeri bir tür tatlı. Halka. Donat.

Ophthalmologies : Göz bilimi. Göz hekimliği. Göz bilgisi. Gözbilim. Göz doktorluğu. Oftalmoloji.

Observation : Yorum. Bir gökcismini ya da olayını çıplak gözle ya da bir araçla izleyerek görülen değerleri saptama işlemi. Müşahede. Bir olayı, bir gerçeği ya da bir nesneyi iyi anlamak için bu olay, gerçek ya da nesnenin türlü belirti ve koşullarını izleme ve inceleme işi. izleme ve inceleme sonucu elde edilen ölçü, puan ya da derece biçimindeki değerlere verilen ad. bir kimsenin ya da bir kümenin etkinliğini belli bir süre gözlemek ve bu süre içinde ortaya çıkan davranışları bir yere yazmak işlemi. Tetkik. Bir olayın veya olgunun niteliklerini açıklamak amacıyla, her türlü belirtinin planlı bir biçimde izlenmesi. Doğa olaylarının işleyiş yasalarını bulmak amacıyla yapılan bilimsel araştırmaların ilk basamağı; olayların oluşum ve yürüyüşünü kimi gereçler yardımıyla izleme ve izlenimleri saptama. Düşünce. Eğitim, uzay, iktisat, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Rasat.

 

Pried : Tecessüs. Zorla elde etmek. Gözetlemek. Koparmak. Merakla bakmak. Burnunu sokmak. Dikizlemek. Kaldıraç. Başkasının özel yaşamına burnunu sokmak.

Anatomies : Teşrih. İskelet. Yapıbilim. Gövdebilim. Analiz. Anatomi. Anatomik yapı. Gövde yapısı. Vücut yapısı.

Prying : Meraklı. Merakla bakan. Gözetleyen. Mütecessis. Manivela ile oynatma.

Watching : Gözetim. Seyir. İzleme. Seyretme.

Perceptive : Zeki. Anlayış. Sezgileri kuvvetli. Kavrayışlı. Çok akıllıca. Çabuk kavrayan. Zekice. Ferasetli. İdrakli. Algısal.

Peeking : Göz atıvermek. Röntgencilik. Dikiz. Röntgen. Dikizlemek. Gözetlemek. Dikiz etmek. Röntgenlemek. Gizlice bakmak. Dikizleme.

Observing synonyms : scouting, sighting, lookout, ophthalmology, compendia, flapjack, monitress, peek, mutterings, scout, compendiums, observations, peeping, lookouts, analysing, analyzing, checkover, blowouts, doughnut, griddlecake, checkup, flannel cake, griddlecakes, pries, analysis, blowout, peeked, decomposition, pry, spy, checkups, pryings, observer.

Observing zıt anlamlı kelimeler, Observing kelime anlamı

Observing antonyms : unperceptive.

Observing ingilizce tanımı, definition of Observing

Observing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Giving particular attention. As, an observing person. An observing mind. Habitually attentive to what passes.