Gözcülük nedir, Gözcülük ne demek
"Gözcülük" ile ilgili cümle örnekleri
- "Körfezde gözcülük vazifesini yapan bir düşman gemisi hareketimizi sezse, bizi pek güzel avlayabilir." - H. S. Tanrıöver
Gözcülük anlamı, kısaca tanımı:
Gözcülük etmek : Kollamak, sağı solu kolaçan etmek.
Grev gözcülüğü : Grev gözcüsünün yaptığı iş.
Gözcü : Gözetmen. Göz doktoru. Gözlemleme veya gözetleme işini yapan kimse.
Bilimci : Bilgin. Bilginin temeli olarak yalnız bilim yöntemine önem veren, ilimci.
İş : Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke. Sürme. Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler.
Göz : Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Çekmece. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Bakış, görüş. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bazı yaraların uç bölümü. Nazar. Görme organı, basar. Bölüm, hane. Oda. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Terazi kefesi. Delik, boşluk.
Diğer dillerde Gözcülük anlamı nedir?
İngilizce'de Gözcülük ne demek? : observing, scouting; ophthalmology
Almanca'da Gözcülük : n. Aufsicht


Bu kısımda Gözcülük nedir? Gözcülük ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gözcülük tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gözcülük hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.