Oden türkçesi Oden nedir

  • Balık köftesi rafadan yumurta ve sebzelerle (daikon turpu, patates, vs.) yapılan popüler japon yemeği.

Oden ile ilgili cümleler

English: A bento is a small meal made of boiled rice and seaweed, that is sold in cheap wooden boxes.
Turkish: Bir bento haşlanmış pirinç ve deniz yosunundan yapılan küçük bir yemektir, bu ucuz ahşap kutularda satılmaktadır.

English: All of the toys are wooden.
Turkish: Bütün oyuncaklar tahtadan.

English: Ali kicked the wooden box.
Turkish: Ali ahşap kutuyu tekmeledi.

English: Both wooden pieces are different shapes.
Turkish: Her iki ahşap parçalar farklı şekillerde.

English: A wooden chair is expensive.
Turkish: Ahşap sandalye pahalıdır.

Oden ingilizcede ne demek, Oden nerede nasıl kullanılır?

Arteria gastroduodenalis : Arterya gastroduodenalis. Mide-duodenum atardamarı. A. hepatica'nın bir kolu olan ve duodenumun pars kranyalisi üzerine giden atardamar, arterya gastroduodenalis.

Censored engodenous regressor : Sansürlü içsel bağlaştıran.

Choledochoduodenostomy : Koledokoduodenostomi.

Chondroma rodens : Kondrom rodens. Kemiğin multilobuler tümörü.

Codenamed : Kod adlı.

Codend : Trol torbasının sürtünme sonucu yırtılmasını, içine giren balık ve diğer ağırlıklar nedeniyle patlamasını önlemek için genellikle ağın torba kısmının dışına takılan kuvvetli materyalden olan ağ, katakulli, ağ muhafazası. Katakulli. Ağ kılıfı. Ağ muhafazası.

 

Duodenoenterostomy : Duodenoenterostomi.

Duodenography : Duodenografi.

Corrodent : Kimyasal aşındırıcı. Aşındırıcı madde. Aşındırıcı. Paslandırıcı madde. Korozif. Paslandırıcı.

Duodenectomy : Onikiparmak bağırsağının çıkarılması. Onikiparmakbağırsağının çıkarılması. Duodenektomi.

İngilizce Oden Türkçe anlamı, Oden eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oden ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unseal : Mührünü açmak. Mühürünü bozmak. Açmak (mühür vb). Mühürünü çıkarmak. Mührü kırmak. Açığa vurmak. Mühür kırmak. Açmak.

Lever : Manivela ile kaldırmak veya hareket ettirmek. Manivela kullanmak. Manivela. Manivela ile kaldırmak. Lövye. Manivela gibi kullanmak. Kaldıraç ilkesiyle bir yere güç uygulamak için kullanılan, uzun çelik kol. Kaldıraç. Kanırtmaç.

Fly open : Hızla açılmak. Birden belirmek. Şırak diye açılmak. Birden açılmak. Aniden açılmak. Birdenbire açılmak.

Breach : Kırmak. İhlal. Yarık. Yarmak. Gedik açmak. Dalgaların sahile vurup kırılması. Bozma (anlaşmayı). Bozmak. Çiğneme. Uymama.

Prize : Manivela ile kaldırmak. Su katılmadık. Takdir etmek. Değer vermek. Kazanmalık. Çok değer vermek. Oyun kuramında oyuncuların seçtikleri seçenekler ve gerçekleşecek olaylara bağlı olarak elde edecekleri kazanç ve/veya kayıplar. Paha biçmek. Kanırtmak. Ganimet almak.

Unbar : Sürgüyü açmak. Sürgüsünü açmak. Kilidi açmak.

Prise : Manivela ile açmak. Manivela ile kaldırmak. Manivela. Manivela ile zorlamak. Kaldıraçla kaldırmak. Zorlayıp açmak.

 

Unlock : Kilidi açmak. Kilitten kurtarmak. Kilit açmak. Çözmek. Ortaya çıkarmak. Açmak. Kilidini açmak.

Jimmy : Erkek ismi (james isminin bir şekli). Baş. Zorlamak. Levye ile açmak. Ufak levye ile açmak (hırsızların kullandığı). Ender rastlanan kadın ismi. Bkz.jemmy. Levye. Açmak. İsmi bilinmeyen erkeğe resmi olmayan hitap şekli (iskoçya'da kullanılan).

Lance : Mızraklı süvari. Lance füzesi. Neşter. Kargı. Mızrak. Zıpkın. Mızraklamak. Deşmek. Yarmak. Yangın hortumu marpucu.

Oden synonyms : click open, turn, change state, pry, open up, reopen, uncork, gap, break open, unfasten, unbolt.

Oden zıt anlamlı kelimeler, Oden kelime anlamı

Close : Son. Son söz. Bitirmek. Son vermek. Yakın. Yummak (göz). Avlu (okul, kilise). Kapatmak. Sonuç.

Fasten : Bağlanmak. Yapıştırmak. Gözünü dikmek. Kopçalamak. Tespit etmek. Yüklemek. Tutturmak. İliklemek. Gözünü ayırmamak. Takmak.

Bar : Üniformalarda rütbe belirten metal çubuklar. Bar. Atletizm, bilgisayar, hukuk, tiyatro alanlarında kullanılır. Kalıp. Demir çubuk. Katmamak. Önünü kesmek. Demir ya da tahta parmaklık. Parmaklık takmak. Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan.

Oden antonyms : lock, cork, bolt, seal.