Prise türkçesi Prise nedir
- Manivela ile kaldırmak.
- Manivela ile açmak.
- Manivela ile zorlamak.
- Zorlayıp açmak.
- Kaldıraçla kaldırmak.
- Manivela.
Prise ile ilgili cümleler
English: "Remember me?" "No." "Well, well. I'm surprised you don't recognise me!" "Are we supposed to?"
Turkish: "Beni hatırlıyor musun?" "Hayır." "Hayret." Beni tanımamana şaşırdım!" " Tanımamız gerekiyor mu?"
English: Ali and Mary appear surprised.
Turkish: Ali ve Mary şaşırmış görünüyorlar.
English: "What a nice surprise," Ali said as he opened the door and saw Mary standing there.
Turkish: Ali kapıyı açtığında ve Mary'nin orada durduğunu gördüğünde " ne hoş bir sürpriz " dedi.
English: After the earthquake, people stared into the deep hole in the ground in surprise.
Turkish: Depremin ardından, insanlar şaşkınlıkla yerdeki derin çukura baktılar.
English: "What are you doing here?" he asked me in surprise.
Turkish: "Burada ne yapıyorsun?" diye şaşkınlıkla bana sordu.
Prise ingilizcede ne demek, Prise nerede nasıl kullanılır?
Prise list : Eder çizelgesi. Bir işletme ya da tecimevinin malları ederleri ve bunlara ilişkin bazı açıklamaları kapsamak üzere bastırarak alıcılarına dağıttıkları çizelge.
Prised : Kaldıraçla kaldırmak. Değerli. Değer verilen. Manivela ile zorlamak.
Prises : Manivela ile zorlamak. Kaldıraçla kaldırmak.
Prises de fer : Bağlantılı saldırılar. Savutların birbiriyle bağlantısını kesmeden uygulanan saldırılar.
Apollo enterprise : Bir roket gemisinin 1696 yılında aya inmesi.
Apprises : Haber vermek. Bildirmek. Bilgi vermek. Söylemek. Haberdar etmek.
Being surprised : Şaşkınlık.
Approved enterprise : Devlet kriterlerine uyan ve özel yararları nedeniyle uygun olan işyeri. Onaylı işletme. Yetkili ticari girişim.
Apprised of : Uyarmak. Haberdar edilmiş. Bir konuda bilgili. Bildirilmiş. Uyarılmış. Bir sır ortağı.
Big business enterprises : Büyük işletmeler. Çalışan sayısı ve işletme sermayesi belli bir büyüklüğün üstünde olup ürettikleri çıktıyla piyasayı ellerinde tutan işletmeler. avrupa birliği ölçütlerine göre çalışan sayısı 250 ve yıllık cirosu 50 milyon avronun üstünde olan işletmeler büyük işletme olarak kabul edilmektedir.
İngilizce Prise Türkçe anlamı, Prise eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Purchases : Alışlar. Kazanmak. Manivela ile çekmek. Elde etmek. Satın almak.
Handspike : Kuyruk manivelası. Kaldıraç.
Extort : Tehditle koparmak. Gaspetmek. Sızdırmak (para). Zorla almak. Tehditle veya baskıyla almak. Şantajla almak. Koparmak. Gasp etmek. Almak (haraç). Tehditle almak.
Open up : Açılmak. Rahat konuşmak. Açmak. -e açmak. Görüşmeye başlamak. Ateş açmak. Oyuncunun (gövdesini seyirciye doğru döndürmesi. Geliştirmek. Gaza basmak. Konuşmaya başlamak.
Prize : Takdir etmek. Ödül olarak verilen. Kanırtmak. Ödüle layık. Tam. Kazanmalık. Ödül. -e çok değer vermek. Uğraşman oyuncuların yengiyle ya da beraberlikle bitirdikleri bir karşılaşmadan sonra takımlarından aldıkları para armağanı. Su katılmadık.
Purchase : Kazanmak. Alışveriş. Tecimsel olsun ya da olmasın bir nesneyi alıp verme işlemi. Satın alma yapmak. Elde etmek. Satın almak. Manivela ile çekmek. Satın alma. Ele geçirmek.
Heaver : Kaldıraç. Kaldıran kimse. Kaldırıcı. Halat örmeye özgü demir.
Prised : Değer verilen. Değerli.
Prise synonyms : wring from, prises, prising, loose, heavers, jimmy, prizes, pry, crank, cantilevering, bell crank, loosen, crowbars, pry open, lever arm, prized, levers, cantilever, prizing, cantilevers, open, cranks, levered, levering, crowbar, purchased, lever, pry up.
Prise zıt anlamlı kelimeler, Prise kelime anlamı
Stiffen : Kasılmak. Soğuklaşmak. Tutulmak. Sertleştirmek. Dengelenmek. Kuvvetlendirmek. Kasmak. Pekiştirmek (bir duyguyu). Katılaşmak. Sabit kalmak.
Close : Son vermek. Çevirmek. Bitirmek. Yakın. Kapatmak. Bağlantılı. Geçit. Yummak (göz). Göğüs göğüse kavga.
Disrespect : Saymamak. Saygısızlık etmek. Nezaketsizlik. Hürmetsizlik. Saygısızlık. Saymazlık. Saygısızlık yapmak. Hürmet etmemek. Kabalık. Kabalık etmek.
Prise antonyms : look down on, disesteem.
Prise ingilizce tanımı, definition of Prise
Prise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Prize] Also Prize. An enterprise.

Bu kısımda Prise kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prise ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prise anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prise ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.