Prises türkçesi Prises nedir

  • Kaldıraçla kaldırmak.
  • Manivela ile zorlamak.

Prises ile ilgili cümleler

English: Ali was full of surprises.
Turkish: Ali sürprizlerle doluydu.

English: Ali doesn't like surprises.
Turkish: Ali sürprizleri sevmez.

English: Do you like surprises?
Turkish: Sürprizleri sever misin?

English: Ali is full of surprises.
Turkish: Ali sürprizlerle dolu.

English: Ali is full of surprises today.
Turkish: Ali bugün sürprizlerle dolu.

Prises ingilizcede ne demek, Prises nerede nasıl kullanılır?

Prises de fer : Savutların birbiriyle bağlantısını kesmeden uygulanan saldırılar. Bağlantılı saldırılar.

Apprises : Bilgi vermek. Haberdar etmek. Söylemek. Bildirmek. Haber vermek.

Big business enterprises : Büyük işletmeler. Çalışan sayısı ve işletme sermayesi belli bir büyüklüğün üstünde olup ürettikleri çıktıyla piyasayı ellerinde tutan işletmeler. avrupa birliği ölçütlerine göre çalışan sayısı 250 ve yıllık cirosu 50 milyon avronun üstünde olan işletmeler büyük işletme olarak kabul edilmektedir.

Business enterprises : Ticari teşebbüsler. Ticari girişim. Mal ve hizmetleri sağlamaya yönelik ticari, mali ve sınai boyutları olan her türlü etkinlik.

Comprises : İçermek. İhata etmek. -den oluşmak. Tazammum etmek. Bünyesinde bulundurmak. İçine almak. Oluşmak. İhtiva etmek. Kapsamak.

 

Enterprises : Şirket. Firma. Maceracı ruh. Taahhüt. İşletme. Meydan okuma planı. Gözüpeklik. Girişkenlik. Girişim. Atılganlık.

Education and culture enterprises : Eğitim ve kültür kuruluşları. Histadrut'un eğitim ve kültürle ilgili olan dalı.

Large scale business enterprises : Büyük boy işletmeler. Türkiye mevzuatına göre, çalıştırılan işçi sayısı iki yüz kırk dokuzdan fazla ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu yirmi beş milyon yeni türk lirasını aşan işletmeler. avrupa birliği mevzuatına göre, çalıştırılan işçi sayısı iki yüz kırk dokuzdan çok olan ve yıllık bilanço tutarı kırk üç milyon avrodan büyük olan işyerleri.

Organisations of public economic enterprises : Anamalının yarısından çoğu tek başına ya da birlikte devlete (genel ve katma bütçeli yönetimlere) ve diğer ekonomik devlet kuruluşlarına ilişkin olup, ekonomik alanda tecimsel temellere göre çalışılmak üzere kurulan ve kuruluş yasalarında 340 sayılı kanuna bağımlı olacakları belirtilenlerdir. Tutumsal devlet kuruluşları.

Public economic enterprises : Kamu iktisadi kuruluşları. İktisadi devlet kuruluşları. İktisadi kamu teşebbüsleri. İktisadi devlet teşekkülü ile kamu iktisadi kuruluşlarının ortak adı. İktisadi devlet teşekkülleri. Kamu iktisadi teşebbüsü.

İngilizce Prises Türkçe anlamı, Prises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grow : Çoğalmak. Bırakmak. Büyümek. Lemek. Leşmek. Yetişmek. Bitmek. Lenmek. Büyütmek. Dönüşmek.

 

Follow : Hemen ardından yer almak. Takip etmek. Uymak. Arkasından gelmek. Peşinden gitmek. -in sonucu olmak. İzlemek. Oluşmak. Anlamak. İzleme.

Prise : Manivela. Zorlayıp açmak. Manivela ile açmak. Manivela ile kaldırmak.

Emerge : Doğmak. Belirmek. Gün ışığına çıkmak. Ortaya çıkmak. Meydana çıkmak. Su yüzüne çıkmak. Yüzeye çıkmak. Sudur etmek. Yücelmek. Çıkmak.

Prising : Manivela ile kaldırmak. Manivela. Zorlayıp açmak. Manivela ile açmak.

Prizing : Paha biçmek. Kanırtmak. Manivela ile açmak. Ganimet almak. Değer vermek. Takdir etmek. Çok değer vermek. Ödül. -e çok değer vermek.

Assessment : Tahakkuk. Vergi. Vergilendirme. Bellilendirme. Bir alacak hakkının doğması. Değeryazım. Salma. Tayin etme (para miktarını). Köy gelirlerinin, köyün zorunlu işlerini ve köydeki aylıklı görevlilerin aylıklarını karşılamaya yetmediği durumlarda, 20 lirayı geçmemek üzere her aileden alınan bir tür yerel vergi.

Develop : Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Gelişme göstermek. Yükselmek (ateş). Harekete geçmek. İlgi göstermek. Açınmak. İlerlemek. Belirtici yıkama. Fotoğraf plakları ve kartlarını ilaçlı suda yıkayarak üzerlerindeki görüntüyü belirtme işlemi. Gelişmek.

Cost : Değer. Paha. Maliyet. Eder. Etmek. Mal olmak. -e mal olmak. Fiyatı (belirli bir miktar) olmak. Tümdeğer. Değerinde olmak.

Purchased : Satın alınan. Manivela ile çekmek. Kazanmak. Satın almak. Satın alınmış. Alım. Elde etmek. Mübaya.

Prises synonyms : incremental cost, come, differential cost, prizes, expensiveness, resurge, monetary value, head, originate, swell, prised, well up, purchase, uprise, pry up, come forth, spring up, prized, become, inexpensiveness, marginal cost, purchases, average cost, levered, value, rise, lever, levering.

Prises zıt anlamlı kelimeler, Prises kelime anlamı

Expensiveness : Pahalılık.

Inexpensiveness : Düşük fiyatlı olma durumu. Fazla pahaya patlamama durumu. Pahalı olmama durumu. Ucuz olma durumu. Ucuzluk.

Disparage : Kötülemek. Adamdan saymamak. Aleyhinde konuşmak. Küçük düşürmek. Kötümsemek. Hor görmek. Küçümsemek. Batırmak. Küçük görmek. Aşağı görmek.

Prises antonyms : criticize.