Odonto türkçesi Odonto nedir

Odonto ingilizcede ne demek, Odonto nerede nasıl kullanılır?

Odontoamelo blastoma : Ameloblastik epitel ve ayrı bölgeler halinde kompleks ve bileşik odontom içeren tümör. Odontoameloblastom.

Odontoblast : Gelişen diş (anatomi terimi).

Odontoblastic : Tam gelişmemiş diş işe ilgili. Gelişen diş ile ilgili.

Odontoblastoma : Odontoblastom.

Odontoblastus : Dişlerin gelişiminde iç mina epiteline yakın olan diş pulpasının mezenkim hücrelerinden oluşan hücre. Odontoblast.

Odontoceti : Odontoceti. Dişli balinalar. Dişli balinagiller.

Odontoid : Diş şeklinde. Odontoyid. Diş gibi. Dişimsi.

Odontogenic : Dişi oluşturan. dişi oluşturan dokulardan oluşan veya köken alan. Odontojenik. Dişlerin oluşumu ile ilgili.

Odontography : Odontografi. Zincir dişlisini ve dişli dişlerini çizme (odontograf ile).

Odontolite : Odontolit.

İngilizce Odonto Türkçe anlamı, Odonto eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Odonto ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dent : Tasarımlamak. Çökertmek. Ezik. Girinti. Yamulmak. Çukur. Göçürmek. Yamultmak. Berelemek.

Dental : Dişçilikle ilgili. Dişlerle ilgili. Diş ile ilgili. Dişsel ünsüz. Dil ucunun veya dil tacının üst dişlere, diş etine veya diş eti-damak sınırına dokunması veya yaklaşması ile boğumlanan ünsüzler: d, t, c, ç, j, ş, z, s, n, l, r: dağ, taş, ceylan, çocuk, jambon, şakrak, zeytin, soğuk, nane, lokum, rahat gibi. bunlar boğumlama noktasındaki küçük ayrılıklara göre kendi içlerinde de sınıflanmaya giderler: d, t, z, s, n, l, r diş-dişeti noktalarında boğumlandıkları için tam diş sesleridir. c, ç, j, ş ise diş eti-damak noktasında boğumlandıkları için diş-eti (alveolar) sesleri durumundadırlar. bunları diş-damak sesleri (alveolar) olarak gösterenler de vardır. dilimizdeki kadı, osman gibi bazı arapça kelimelerde yer alan ve artık telaffuz değeri kaybolmuş bulunan peltek z (z, d) ünsüzü ile ingilizcedeki th ünsüzünü karşılayan peltek s (s) birer dişler-arası ünsüzdür. bunlar dil ucunun ön dişlere dokunması ve ciğerlerden gelen havanın aradan sızması ile boğumlanan sızıcı ünsüzlerdir. yerlerine bk. Dişsel. Radyoterapinin neden olduğu diş değişiklikleri. Diş ünsüzü.

 

Knurl : Pürtük. Çentik. Tırtır açmak. Tırtıl çekmek. Topak. Tırtık. Yumru. Tırtıl çekme aleti. Budak.

Me : Bana. Ben. Beni. Mi. Abd'nin doğusunda bir eyalet. Ençoklaştırılmış entropi ilkesi. Me.

Joggle : Sarsmak. Hafifçe sallamak. Birleştirmek. Sallamak. Diş yapmak. Kertik. Hafifçe sarsılmak. Geçme ile tutturmak. Geçme.

Cloves : Karanfil. Karanfil tanesi. Cleave. Sarımsak dişi.

Cogs : Hile. Çark dişi. Kertik. Küçük sandal. Hile yapmak. Önemsiz veya değersiz kimse. Dişli çark. Tutmak. Kurmak.

Jags : Sarhoş eden içki. Çentik yapmak. İçki alemi. Çentmek. Sivri uçlu kaya. Diş diş etmek. Pürüzlü eğri büğrü yırtmak. Çentik. Sivri uç.

Cog : Dişli çark. Önemsiz veya değersiz kimse. Çark dişi. Küçük sandal. Hile. Tutmak. Kertik. Hile yapmak. Kurmak.

Crenate : Çentikli. Kenarı diş diş olan. Tırtıllı. Kenarı tırtıllı.

Odonto synonyms : cn tower, pine tree state, maine, jag, ontario, dentals, dens, clove, grinder, incisure, crenated.