Officials türkçesi Officials nedir

Officials ile ilgili cümleler

English: Customs officials carried out a full body search on Tom.
Turkish: Gümrük görevlileri Tom'u tepeden tırnağa aradılar.

English: He asked the officials to lift the ban.
Turkish: Yetkililerin yasağı kaldırmasını rica etti.

English: Government officials inspected all factories.
Turkish: Devlet memurları bütün fabrikaları denetlediler.

English: Chinese officials say economic growth has dropped to a three-year low because of the world economy.
Turkish: Çinli yetkililer ekonomik büyümenin dünya ekonomisinden dolayı üç yıl içinde en düşük seviyesine düştüğünü söylüyor.

English: Canadian officials weighed the supplies of each man.
Turkish: Kanadalı yetkililer, her insanın malzemelerini tarttı.

Officials ingilizcede ne demek, Officials nerede nasıl kullanılır?

Company officials : Şirket yetkilileri.

Delegation of high ranking officials : Tümünün bulundukları pozisyonlarda pek çok yetkileri olan temsilciler grubu. Yüksek kademe görevliler delegasyonu.

Underofficials : Küçük memur. Ast rütbeli memur.

Official act : Resmi işlem. Resmi muamele.

Official announcement : Resmi duyuru. Resmi ilan. Resmi bildiri.

Official certificate : Tezkere. Yetkili makam tarafından onaylanmış olan belge. Devlet dairesi tarafından verilen belge.

 

Official communication : Tezkere.

Official apartment : Görev süresi boyunca bir devlet memuruna verilen apartman dairesi.

Official approval : Resmi onay.

Official call : Resmi görüşme.

İngilizce Officials Türkçe anlamı, Officials eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Officials ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mandarin : Çincenin standart resmi ve edebi kullanılan şekli. Turunçgiller (rutaceae) familyasından, doğal olarak tropik, subtropik ve doğu asya'da yayılış gösteren, ülkemizde meyveleri için kültürü yapılan bir tür. Çin'de yüksek memur. Kink. Kuzey çin lehçesi. Mandalina.

Civil servants : Devlet memuru.

Office bearer : Göreve atanmış kimse. Görevli. Büro memuru.

Equerry : Ahır bakıcısı. Kişisel hizmetçi. Emir eri.

Usher : Tiyatrolarda seyirciye biletinin değerine, çeşidine, numarasına göre bir yer gösteren, çoğu kez program da satan görevli. Götürmek. Yerini göstermek. Yer göstermek. Açmak. Yer gösterici. Başlatmak. İn içeri getirmek. Yol göstermek.

Employe : Bir başkası hesabına ücret karşılığında çalışan kimse. İşçi. İstihdam edilen kimse. Çalışan. Bir işverene çalışan kimse.

Officer : Polis memuru. Makam sahibi. Sakçı memuru. Sağlık memuru. İdare etmek. Görevli. Yetkili. Subay. Komuta etmek.

Semiofficial : Yarı resmi.

Employee : Görevli. Personel. Adam. Müstahdem. Hizmetli. Çalışan. İşçi. Eleman.

Justice : Yargı. Mahkeme. Belli bir toplumda, belli bir tarihsel dönemde bir toplumsal olgunun adil sayılması yoluyla korunması tutumu. Hakkaniyet. Tüze. Adalet. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. Adliye. Hak. Türe.

 

Officials synonyms : political commissar, postmaster general, forest fire fighter, macebearer, noticer, fire marshall, hearing officer, federal agent, prosecuting attorney, prosecuting officer, comptroller of the currency, elected official, record keeper, trained worker, apparatchiks, bailiff, registrar, formal, formalised, officialism, voider, government official, authorized, notary, searcher, census taker, town clerk, authoritative, functionary, ranger, enumerator, administrative official, prosecutor.

Officials zıt anlamlı kelimeler, Officials kelime anlamı

Unofficial : Resmi olmayan. Gayri resmi. Gayriresmi. Gayrıresmi. Gayrı resmi. Devletin olmayan.

Unauthorized : Yetkisiz. İzinsiz. Ruhsatsız. Yasak. Resmi olmayan. Salahiyetsiz. Gayri resmi. Onaylanmamış.

Unofficially : Gayri resmi olarak. Resmi olmayan bir tarzda. Gayrıresmi bir şekilde. Sıradan bir şekilde. Gelişigüzel biçimde.