Oilcan türkçesi Oilcan nedir

Oilcan ingilizcede ne demek, Oilcan nerede nasıl kullanılır?

Oilcans : Yağ kabı. Yağdanlık. Yağ kutusu. Yağ ibriği. Yağ maşrapası.

Oilcake : Küspe. Yağı çıkarıldıktan sonra kalan yoğunlaştırılmış ketentohumu (veya başka bir bitki maddesi)bitkisi malzemesinden oluşan yığın (hayvan yemi gübresi olarak kullanılan). Köftün.

Oilcloth : Balmumlu kumaş. Mumlu bez. Muşamba.

Oilcloths : Mumlu bez. Balmumlu kumaş. Muşamba.

Oilcup : Yağdanlık. Yağ kabı. Yağ haznesi.

Oil axis : Yağın aktığı yön. Yağ akış yönü.

Oil baron : Petrol kralı.

Oil bearing : Yağlı. Yağ içeren. Yağ veren.

Oil based paint : Renk maddesi ve yağdan yapılan boya. Yağlı boya. Baz yağı ile boyamak.

Oil bath air filter : Hava içindeki toz ve pislikleri yağ ya da yağlı talaş içinden geçirerek süzen hava süzgeci. Yağlı hava süzgeci. Yağ banyolu hava filtresi. Yağlı hava filtresi.

İngilizce Oilcan Türkçe anlamı, Oilcan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oilcan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fawner : Yalaka. Kıç yalayıcı. Yaltakçı. Dalkavuk. Yağcı.

Can : Kimi uzlaşımlarda, ilgili olduğu veride yanlış bulunduğunu, verinin kullanılmaması gerektiğini göstermek üzere kullanılan bir güdüm damgası. Ebilmek. Kılıf. Tutarlı ve yanaşık normal. Can. Kutu. Kovmak. Edebilmek. Yapabilmek. Konserve.

 

Oil feeder : Yağlama aygıtı.

Lubricators : Lubrikeyter. Yağlayıcı tertibat. Gresör. Yağlama aygıtı. Yağlayıcı. Yağcı. Yağlayıcı madde. Yağ pompası. Yağlama işi yapan kimse.

Fawners : Yağcı. Dalkavuk. Yaltakçı. Yalaka. Kıç yalayıcı.

Nozzle : Yakıtyağı memesi. Meme ağzı. Delik. Ağızlık. Başlık. Nozul. Meme. Burun. Ağızlık (hortum için). Hortum başı.

Oilcup : Yağ haznesi.

Tin : Teneke kutu. Makaraların korunması, saklanması, sıralanması için yerleştirildikleri amüminyum, paslanmaz çelik ya da yoğruktan, yassı ve yuvarlak kap. (ayrıca, bir makaralık film taşıdığından, makara gibi film uzunluk birimi olarak da kullanılır. bir kutu film, 35 mm'lik fimlerde, 1.000 ayaktır (yaklaşık 300 m). büyük göstericilerde, aygıtın üst ve altında yer alan, verici ve alıcı makaraların takıldığı, kapaklı yuva. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Teneke kutuya koymak. Kalaylamak. Mangiz. Kutulamak. Kalay tabakasıyla kaplamak. Konservelemek. Teneke kutu içine koymak.

Nipple : Şişe emziği. Boru nipeli. Meme başı. Boru parçasının iki ucuna diş açılarak yapılan nipel. Meme ucu. Nipel. Emzik. Meme.

Nose : Omurgalı hayvanlarda kısmen koklama sinirlerini taşıyan mukoza zarı ile örtülü bir çift burun boşluğunu içine alan koku alma organı. Koklamak. Koku almak. Genizden çıkarmak (ses). Koklayarak bulmak. Yavaş ilerlemek. Burun (uçakta). Burnunu sürmek. Uç.

Oilcan synonyms : lubricate, oilcans, grease box, crankcases, grease cup, crankcase, lubricator, tin can, oil can, oilcups, axle box, brownnoser, lubricates.