Only if türkçesi Only if nedir

Only if ile ilgili cümleler

English: AIDS can be stopped only if every person decides to take action against it.
Turkish: [#yalnız Yalnızca] her birey ona karşı harekete geçmeye karar verirse, AIDS durdurulabilir.

English: An integer is natural if and only if it is greater or equal to 0.
Turkish: Eğer tamsayı sadece sıfırdan büyük veya eşit ise tamsayı doğaldır.

English: "A is equivalent to B" has the same meaning as "A is true if and only if B is true".
Turkish: "A, B'ye eşittir" önermesi, "Eğer ve yalnızca eğer B doğruysa A doğrudur" ile aynı anlama gelmektedir.

English: If and only if the ice-cream is vanilla flavour will Xiao Wang eat it.
Turkish: Xiao Wang eğer sadece vanilyalıysa dondurmayı yiyecek.

English: Ali can walk only if he has his cane.
Turkish: Ali sadece bastonu olursa yürüyebilir.

Only if ingilizcede ne demek, Only if nerede nasıl kullanılır?

Only : Ama. Biricik. Ancak. Ne var ki. Fakat. Sırf. Sadece. Bir. Mücerret. Eşsiz.

If : Şüphe. Sanki. Sözde. Fakat. Rağmen. Keşke. -sa bile. Se. -e rağmen. Ama.

Only begotten : Babanın tek evladı.

Only by force : Sadece şiddet yoluyla üstesinden gelinebilir. Sadece güç kullanarak çözülebilir. Sadece şiddet yoluyla.

 

Only caption text : Sadece resim yazısı metni.

Only child : Kardeşleri olmayan çocuk. Tek çocuk. Dikme.

İngilizce Only if Türkçe anlamı, Only if eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Only if ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

If ever : Kazara. Hani olur da. Belki de hiç. Eğer olur da. Nadiren.

Supposing that : Varsayalım ki eğer. Takdirde. Diyelim ki. Sanki. Varsayalım ki.

By any chance : Şans eseri olarak. Bir ihtimal.

On condition : Şu şartla. Şartıyla. Koşulu ile.

Not only : Ayrıca - de. - olması yeterli değil. İmkanı yok veya olmaz. Sadece – değil. Yalnızca – değil.

Provided : Tedarik edilen. Temin etmek. Önlem almak. Hazırlıklı olmak. Şartıyla. ... olmak kaydıyla. Sağlanmış. Ancak. Karşılamak. -mek şartıyla.

Exclusively : Özellikle. Münhasıran. Sırf. Yalnızca. Yalnız.

Providing : Temin etme. Şartıyla. -mek şartıyla. Sağlama. Koşulu ile. Yeter ki. Ancak.

So long as : -mek koşuluyla. -dikçe. Şartıyla. Kadar. -mek şartıyla. Sürece.

Only if synonyms : if perchance, none but, assuming, justing, clannishly, barely, just, merely, mere, itself, suppose, nothing but, on condition that, alone, if only, bearing in mind, justs, aboveboard, perchance, peradventure, if, ever, in view of, but, taking into account.