Ontogeneses türkçesi Ontogeneses nedir
Ontogeneses ingilizcede ne demek, Ontogeneses nerede nasıl kullanılır?
Ontogenesis : Bir organizmanın ömür süresi (biyoloji terimi). Canlının, döllenmeyi takiben türe özgü yapı ve biçim alıncaya kadarki gelişme ve büyümesi olayı. Ontogeni. Örgenliklerin tarih içinde birer birey olarak belirmesi süreci. Ontogenez. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bireyin geüşmesi ve büyümesi olayı. ontogenez. Bireyoluş. Ontojenez.
Philogenesis and ontogenesis : Soy oluş ve birey oluş. Örgenliklerin tarih içinde birbirleriyle kesinlikle bağlantılı biçimde birer soy ve birey olarak belirmeleri süreçleri, bk. soy oluş, bireyoluş.
Frontogenesis : Frontojenez. Yeni cephe doğuşu. Cephe oluşumu. İki hava kitlesinin bir araya gelmesi (meteoroloji). Cephe oluşması.
Proontogenesis : Gametogenez. Proontogenezis.
Ontogenetic : Ontogenez ile ilgili. Ontogenetik. Bir organizmanın ömür süresi ile ilgili (biyoloji terimi).
Amyloid producing odontogenic tumour : Dişi oluşturan epitelden köken alan, ender olarak köpek ve kedilerde görülen, tümöral epitel hücreleri arasında değişen miktarlarda amiloid matriks içeren bir tümör, kalsifiye epiteliyal odontojenik tümör. Amiloid içeren odontojenik tümör.
Calcified epithelial odontogenic tumour : Amiloid içeren odontojenik tümör. Kalsifiye epiteliyal odontojenik tümör.
Odontogeny : Dişlerin oluşumu. Dişlerin kökeni ve gelişmesi. Odontogeni. Odontojeni.
Ontogeny : Ontogeni. Gelişme. Ontogenez. Bireyin geüşmesi ve büyümesi olayı. ontogenez. Bir organizmanın gelişimi. Birey dil tarihçesi. Bir organizmanın ömür süresi (biyoloji terimi). Bireyoluş.
Ontogenic : Ontogenez ile ilgili. Bir organizmanın ömür süresi ile ilgili (biyoloji terimi). Ontogenetik.
İngilizce Ontogeneses Türkçe anlamı, Ontogeneses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ontogeneses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Masculinisation : Erilleme. Erkekleştirme. Erkek hormonun verilmesiyle cinsiyetin değiştirilmesi, erkekleştirme. Maskülinizasyon.
Masculinization : Dişide bızırın aşırı büyümesi, vücudun kıllanması, sesin kalınlaşması gibi erkeklikle ilgili cinsiyet karakterlerinin gelişmesi veya uyarılması, maskulinizasyon, virilizm, virilizasyon. bu durum gynandrism olarak da adlandırılır. birincil veya ikincil cinsiyet karakterlerinin erkeklerde normal gelişimi. Maskulinizasyon. Maskülinizasyon. Erilleme. Erkekleşme.
Development : Developman. İlerleme. Geliştirim. Bir oyunun inandırıcı aşamalarla çözüme doğru gelişmesini kapsayan dramatik doku. Site. Son durum. Çok hücreli organizmaların bir hücreli zigottan itibaren geçirdiği değişiklikler, ontogeni. Gelişim. Yalından karmaşığa, aşağı olandan üstün olana doğru ilerleyen, olayların iç eğilimlerinin ve özünün aydınlanmasını sağlayan, yeninin ortaya çıkmasına götüren kendi kendine devinim süreci. Genişleme.
Flowering : Çiçeklenen. Parlak dönem. Çiçeklenme. Çiçeği bol. Çiçek açımı. Çiçekçilik. Çiçekli. Çiçek açan.
Cytogenesis : Hücre oluşumu ve gelişimi. Hücre gelişmesi veya hücre oluşumu. Sitogenez. Sitojenez. Hücre oluşumu.
Growing : Yetiştirme. Artan. Tarım. Büyüme. Büyümekte olan. Gelişen. Giderek artan. Büyüyen. Gelişim. Gelişme.
Life cycle : Yaşam dönemi. Hayat devri. Ömür çevrimi. Ömür süresi. Ömür döngüsü. Yaşam döngüsü. Kullanım süresi. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Yaşam çevrimi. Canlının doğuştan ölene kadar geçirmiş olduğu değişik safhalar.
Cultivation : Yetiştirme. Geliştirme. Ziraat. Terbiye. Tarım. Bitki yetiştirme. Görgü. Yetişme. Yetiştiricilik. İşleme.
Vegetation : Bitki gibi büyüme. Vejetasyon. Bitkiler. Tümör. Erken evresi körpe, geç evresi kartlaşmış olarak ifade edilen bitkinin gelişim evresi, vejetasyon. Yeşillik. Ot gibi yaşama. Ur. Herhangi bir yörede, ayırt edici yapısal özellikleri nedeniyle ayrıca adlandırılabilecek bitki toplulukları.
Efflorescence : Gelişip olgunlaşma. Efloresans. Tozlanma. Tozlaşma. Olgunlaşma. Çökeltilerin buharlaşmasıyle, kayaçların üstünde kalan tortul. Çiçek açma. Kimi sulu örüt bileşiklerin havada su yitirerek, yüzeyden başlayan toza dönüşme özelliği. örn. çamaşır sodasının tozlaşması. Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Toz olma.
Ontogeneses synonyms : cytogeny, infructescence, psychomotor development, cainogenesis, virilisation, biological process, kainogenesis, psychosexual development, myelinisation, organic process, gametogenesis, amelogenesis, teratogenesis, leafing, proliferation, recapitulation, intussusception, neurogenesis, auxesis, sprouting, anthesis, kenogenesis, culture, habit, suppression, juvenescence, palingenesis, ontogeny, blossoming, teething, psychogenesis, dentition, cenogenesis.
Ontogeneses zıt anlamlı kelimeler, Ontogeneses kelime anlamı
Cenogenesis : Senojenetik. Türünün karakteristiğini göstermeyen embriyonik gelişim (biyoloji terimi). Senojenez.
Palingenesis : Palinjeni. Paleojenez. Yeniden doğma. Palinjenezi.
Nondevelopment : Kalkınmama. Gelişmeme.

Bu kısımda Ontogeneses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ontogeneses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ontogeneses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ontogeneses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.