Opiate türkçesi Opiate nedir

  • Uyuşturucu ilaç.
  • Uyuşturucu.
  • Afyonlu ilaç.
  • Beyinde afyon etkisine benzer etki yapan bileşikler sınıfından herhangi bir madde. morfin gibi.
  • Uyutucu.
  • Afyonlu.
  • Uyutucu ilaç.
  • Opyat.
  • Uyku ilacı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Sersemletici.
  • Uyku getirici.

Opiate ile ilgili cümleler

English: Religion is the opiate of the masses.
Turkish: Din kitlelerin afyonudur.

Opiate ingilizcede ne demek, Opiate nerede nasıl kullanılır?

Opiate receptor : Opyat alıcı. Morfin ve diğer opyatları bağlayan beyinde ve midede bulunan bir kemoreseptör sınıfı. bunların doğal substratları enkefalinler ve endorfindir.

Opiated : Uyuşturulmuş. Sakinleştirilmiş. Uyutularak hareketsiz duruma getirilmiş. Narkoz verilmiş. Uyutulmuş.

Cornucopiate : Bereket boynuzuna ait veya ile ilgili (boynuz biçimli kap). Boynuz biçiminde. Bereketli. Bol. Boynuz biçimli süsleme ile ilgili.

Appropiation : Benimseme.

Opianic : Opiyanik.

Ambiopia : Ambiyopi.

Amblyopia : Ambliyopi. Göz donukluğu hastalığı. Bulanık görme. Görme yitimi. Görme tembelliği. Göz tembelliği. Muayenede normal yapıdaki bir gözün görme keskinliğinin azalması, ambliyopi. Bozuk görme. Donuk görü.

Asthenopia : Göz yorgunluğu. Astenopi. Görüş zaafiyeti. Görme bozukluğu.

Anorthopia : Anortopi.

Aesopian : Fablla ilgili. Ezop'un. Ezop (yunan masal yazarı) karakteri. Ezop'la ilgili. Ezopla ilgili.

 

İngilizce Opiate Türkçe anlamı, Opiate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Opiate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Opioids : Opioit analjeziklerin kaynakları ve almaç düzeyindeki etkilerinin temel niteliği dikkate alınarak yapılan sınıflandırılmada morfin, kodein ve yarı sentetik türevlerine verilen ortak ad. Morfin türevi ilaçlar. Strese veya ağrıya karşılık olarak vücutta üretilen doğal madde. Opioidler. Afyon etkilerine benzer etkileri olan sentetik ilaç. Opioitler. Afyona benzeyen herhangi bir madde.

Narcoses : Uyuşma. Narkoz.

Drugs : Uyuşturucu vermek. İlaç vermek. İlaçla uyutmak. İlaçlar. Ecza. Uyuşturmak.

Heroin : Beyaz. Heroin. Toz. Beyaz zehir. Mal. Aneljezik etkisi yanında öfori de oluşturan morfinden daha etkili sentetik morfin türevi, eroin, diasetil morfin. Eroin.

Anesthetics : Anestetik. Anestetikler. Anestetik ilaç.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Hypnagogic : Uykuya dalarken olan. Uyumaya teşvike eden. Letarjik. Uykudan önce. Uykuya dalarken gerçekleşen. Mahmurluğa neden olan. Uykuyu hareketlendiren. Hipnagojik. Uykulu.

Sedative : Müsekkin. Yatıştırıcı. Yatıştırıcı ilaç. Sedatif. Sakinleştirici. Teskin edici.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Opiate synonyms : fentanyl, sublimaze, gogos, soporific, narcotic, anodyne, drugging, goofballs, a cells, dizziest, sleeping tablet, somniferous, aardvark, drowsy, laudanum, abo blood groups system, narcotic drug, soporiferous, stupefacient, diacetylmorphine, a protein, dizzies, narceine, bricks, dizzy, sleeping draught, bewildering, hypnotics, gogo, dovers powder, anesthetic, codeine, a cell.

 

Opiate ingilizce tanımı, definition of Opiate

Opiate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the opiate rod of Hermes. Inducing sleep. To put to sleep. Causing rest, dullness, or inaction. Narcotic. Hence, anodyne. Somniferous. Originally, a medicine of a thicker consistence than sirup, prepared with opium. To subject to the influence of an opiate.