Ordains türkçesi Ordains nedir

Ordains ile ilgili cümleler

English: It is what the law ordains.
Turkish: Yasanın emrettiği bu.

Ordains ingilizcede ne demek, Ordains nerede nasıl kullanılır?

Foreordains : Önceden takdir etmek. Takdir. Önceden kısmet etmek. Alnına yazmak. Kısmet.

Preordains : Önceden nasip etmek.

Ordain : Takdir etmek. Atamak. Emretmek. Yapmak. Atamak (papaz). Papaz. Buyurmak. Takdir etmek (tanrı). Mukadder kılmak. Nasip etmek.

Ordained : Papazlık rütbesi verilmiş. Emredilmiş. Belirli ir amaç veya hizmet için ayrı tutulmuş. Kaderinde olan. Buyurulmuş. Emir verilmiş. Dini görevde çalışma yetkisi verilmiş.

Ordained rabbi : Hahamlık eğitimini tamamlamış ve resmi olarak atanmış olan kimse.

Foreordainments : Kısmet. Alın yazısı. Önceden saptama eylemi. Önceden kararlaştırma eylemi. Takdiri ilahi. Önceden tayin etme eylemi. Kader. Yazgı. Allah'ın takdiri.

Foreordaining : Önceden kısmet etmek. Kısmet. Önceden takdir etmek. Takdir. Alnına yazmak.

Foreordainment : Kader. Yazgı. Önceden kararlaştırma eylemi. Önceden tayin etme eylemi. Kısmet. Alın yazısı. Allah'ın takdiri. Önceden saptama eylemi. Takdiri ilahi.

 

Foreordained : Önceden karara bağlanmış. Önceden ilan edilmiş. Önceden takdir edilen. Önceden kararlaştırılmış. Önceden hüküm verilmiş. Mukadder.

Ordainment : Buyruk. Takdir etme. Bir şeyi belirli bir amaç veya hizmet için ayırmış olma. Resmi emir. Dini göreve atama.

İngilizce Ordains Türkçe anlamı, Ordains eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ordains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enter : Kaydolmak. Gümrük beyanında bulunmak. Sokmak. Giriş yapmak. İçeriye girmek. Yazılmak. Sınava girmek. Sahneye çıkmak.

Enjoins : Mahkeme emriyle men etmek. Menetmek. Engellemek. Yasaklamak. Tembih etmek. İstemek. Takyit etmek. Empoze etmek.

Chaplains : Vaiz.

Commands : Yönetmek. Kontrol etmek. Tepeden görmek. Hakim olmak. Telkin etmek. Hükmetmek. Hüküm sürmek. Emir vermek.

Churchman : Rahip. Kiliseye devam eden kimse.

Predestinating : Önceden nasip etmek. Kısmet olan. Alnına yazmak. Kaderini belirlemek.

Commanded : Komuta etmek. Kontrol etmek. Yönetmek. Tepeden görmek. Emir vermek. Telkin etmek. Hakim olmak. Hüküm sürmek.

Predestinate : Kaderini önceden belirlemek. Kaderini belirlemek. Alnına yazmak. Kısmet olan. Önceden nasip etmek.

Grant : Kabul etmek. Onaylamak. Teslim etmek. Nasip. Burs. Hibe etmek. Devir. İtiraf etmek. Bağış. Feragatname.

Dictated : Söyleyerek yazdırmak. Belirlemek. Zorla kabul ettirmek. Dikte etmek. Etkilemek. Dikte edilmiş.

Ordains synonyms : advance, enthrone, appoint, predestinated, estimate, have, reenact, carve out, admire, co opt, curated, applauding, carry on, legislate, give credit to, act, appreciated, invest, foreordinate, clerics, eat, decreeing, enters, dominie, vest, bidden, estimates, accrediting, directs, clergyman, chaplain, destines, admires.

 

Ordains zıt anlamlı kelimeler, Ordains kelime anlamı

Divest : Elden çıkarmak. Görevden almak. Çıkarmak. Verilen hakkı geri almak. Yoksun bırakmak. Soymak. Mahrum etmek. Kurtulmak.

Unsettled : Kararlaştırılmamış. Henüz yerleşmemiş. Oturmamış. Huzursuz. Tedirgin edilmiş. Değişken. Ödenmemiş. İstikrarsız. Belirsiz. Henüz yerleşilmemiş.